Şiir Şeklinde Fabllar

Konusu 'Rehberlik' forumundadır ve Sibel tarafından 8 Mayıs 2010 başlatılmıştır.

  1. Sibel

    Sibel Üye

    şiir şeklinde fabl örnekleri
    şiir gibi yazılmış fabllar
    şiir şeklinde fabl


    Arslanla Fare
    Sevdirmeli kendini herkese insan:
    muhtacızdır kendimizden küçüğüne.
    işte bu anlatacak gerçeği hikaye,

    Bir arslanın pençeleri yanına
    Bir fare şaşkınlıkla yerden çıkıverdi.
    Hayvanların kıralı kıymadı onun canına,
    Ne adam olduğunu da böylelikle gösterdi.
    Bu iyilik yabana gitmedi pek.
    Kim derdi ki, bir arslanın
    Bir fareye işi düşecek?
    Fakat işte bu arslan çıkarken içinden ormanın
    Ağlara takılıp yakalanır.
    Boşu boşuna kükrer kurtulayım diye.
    Fare cenapları koşar gelir. Başlar dişlemeye:
    Kemirilen bir ilmik bütün ağı dağıtır.
    Sabırla zamanın yaptığını;

    Ne kuvvet yapabilir, ne şiddet.
    “İyilik eden iyilik bulur.”
    “Hizmet et benim için, hizmet edeyim senin için.”
    “İyilik iki baştan olur.”



    Karga ile Tilki
    Bir dala konmuştu karga cenapları;
    Ağzında bir parça peynir vardı.
    Sayın tilki kokuyu almış olmalı,
    Ona nağme yapmaya başladı:
    “-Ooo! Karga cenapları,merhaba!
    Ne kadar güzelsiniz,ne kadar şirinsiniz!
    Gözüm kör olsun yalanım varsa.
    Tüyleriniz gibiyse sesiniz,
    Sultanı sayılırsınız bütün bu ormanın.”
    Keyfinden aklı başından gitti bay karganın.
    Göstermek için güzel sesini
    Açınca ağzını,düşürdü nevalesini.
    Tilki kapıp ona dedi ki: “Efendiciğim,
    Size güzel bir ders vereceğim:
    Her dalkavuk bir alığın sırtından geçinir,
    Bu derse de fazla olmasa gerek bir peynir.”
    Karga şaşkın,mahcup,biraz da geç ama,
    Yemin etti gayrı faka basmayacağına



    Tilki İle Leylek
    Tilki hocanın iyiliği tutmuş bir gün
    Hacı leyleği yemeğe buyur etmiş
    -Ama, demiş tilki, bizde misafir
    Umduğunu değil bulduğunu yer.
    Meğer tilkinin cimrisi hepsinden betermiş
    Bir çorba çıkarmış topu topu
    O da sulu mu sulu
    Hem nerden getirse beğenirsiniz? Tabakta.
    Leylek gagasıyla uğraşadursun
    Tilki bitirmiş hepsini bir solukta.
    Leylek . kızmış, ama çekmiş sineye.
    Bir zaman sonra
    O da tilkiyi buyur etmiş yemeğe.
    - Hay hay, demiş tilki, nasıl gelmem?
    Ben dostlara naz etmesini sevmem.
    Tam saatinde gelmiş.
    Leyleğe türlü diller dökmüş.
    Şu güzel bu güzel,
    Hele yemeğin kokusu
    Gel iştahım gel!
    Gerçi tilkilerin iştahı
    Pek nazlı değilmiş ama
    Et kokusu başka şeymiş.
    - Kuşbaşı galiba, demiş
    Bayılırmış etin böylesine
    Hele kıvamında pişmişine.
    Derken yemek sofraya gelmiş,
    Gelmiş ama nasıl?
    Kokusunu al, eti arada bul!
    Dar boğazlı upuzun bir çömlek içinde
    Tam leyleğin gagasına göre
    Tilki burnunu burgu etse nafile.
    Kısmış kuyruğunu evine dönmüş.
    Aç kaldığına mı yansın
    Bir kuşa rezil olduğuna mı?
    El alemi aldatanlar
    Bu masal size:
    Bir gün sizi de sokarlar
    Kurduğunuz kafese ...



    İki Katır
    İki katır yürüyormuş yan yana,
    Biri yulaf yüklüymüş, biri para:
    Köylülerden tuz vergisi toplamışlar,
    Koca bir heybe dolusu mangır.
    Para yüklü katırda bir çalım, bir çalım,
    Başı havalarda,
    Boynunda çıngırak şıngır mıngır:
    Zenginim zengin der gibi, sağa sola.
    Derken eşkıyalar sökün etmiş;
    Doğru vergi katırının üstüne tabii...
    Yakalamış geminden, durdurmuşlar.
    Katır diretmiş, savunmaya kalkmış parayı.
    Eşkıyalar da veryansın etmiş sopayı.
    İşte o zaman ağlamış katır,
    Ve dert yanmış tanrılara:
    — Ben böyle mi olacaktım, demiş, Yulaf yüklü katıra
    Fiske bile vurulmasın da, Ben dayak yiyeyim ölesiye!
    — Ya, kardeş, demiş öteki;
    Yüksek işler iyilik getirmez her zaman; Yulaf taşımakla kalsaydın benim gibi, Başına bir belâ gelmezdi.



    Aslan Payı
    Evvel zaman içinde bir gün,
    Kısrak, keçi ve kız kardeşleri koyun
    Bir aslanla birlik olmuşlar.
    Yaman bir aslanmış bu, çevrenin derebeyi.
    Kazançta da, kayıpta da ortağız demişler.
    Ertesi gün bir geyik düşmüş nasılsa
    Keçinin kurduğu ağlara.
    Hemen ortaklarına haber salmış keçi.
    Toplanmışlar hemen ve aslan
    Pençeleriyle sayıp ortakları tek tek
    -Dört kişiyiz, demiş bu avı paylaşacak.
    Der demez de dörde bölüvermiş geyiği.
    Birinci parçayı kendine ayırmış, tabii
    Aslan payı olarak:
    -Bu parça benim, demiş, biliyorsunuz neden;
    Benim adım aslan da ondan.
    Buna karşı bir diyeceğiniz olamaz sanırım.
    Yasaya göre ikinci parça da benim hakkım.
    Dileyen kitapta yerini bulur:
    En güçlü kimse en haklı odur.
    Üçüncü . parça en değerli ortağın olacak
    Ben değilim de kim o en değerli ortak
    Dördüncü parçaya gelince, ha, bak!
    O parçaya el uzatanın
    Kafasını koparırım, inanın!
     

Sayfayı Paylaş