Parmak Neden Şişer

Konusu 'Sağlık bilgisi' forumundadır ve Sezen tarafından 19 Nisan 2011 başlatılmıştır.

  1. Sezen Üye


    Parmak Neden Şişer,


    özellikle el bilek ve ayak bilek eklemleri ile parmak eklemleri gibi ufak eklemlerde meydana gelen şişlik , ağrı , sıcaklık ve hareket kısıtlığı gibi şikayetler ; sizde tıpta "romatoid artrit " olarak bilinen iltihaplı romatizmal bir hastalığın varlığını göstermektedir.
    Romatoid artrit eklemlerin iç yüzlerini etkileyen iltihabi bir hastalıktır. Uzun süreli ve tekrarlayıcı bir hastalık olan romatoid artrit zamanla ilerleyerek kötüleşme gösterebilir. Romatoid artrit yalnız eklemleri değil bütün vücudu da etkileyebilir. Şekil bozukluğuna neden olabildiği için çeşitli sakatlıklara yol açabilir. Hastalık bütün eklemleri etkileyebilir, ancak en çok el ve ayak bileklerinin küçük eklemlerinde gözlenmektedir.

    Romatoid artrit genelde aniden başlar ve hastalığın erken döneminde, genel yorgunluk, eklemlerde hassasiyet, ağrı, şişkinlik ve sıcaklık (inflamasyon/iltihap) vardır. Ağrı ve şişlik vücudun her iki tarafındaki aynı eklemlerde gözlenir. Romatoid artrit uzun süreler boyunca devam eder ve bu sebeple etkilenen eklemlerde kalıcı bozukluklara yol açabilir. Romatoid artitin diğer bir özelliği ise, dirsek gibi daha çok basınca maruz kalan bölgelerde deri altında yumruların oluşmasıdır.

    Doktorlar hastalığın teşhisini, belirtilere, hastaların tıbbi geçmişine, muayene sonuçlarına ve yapılan tahlillerin neticelerine göre koyar.

    Romatoid artrit tanısı koymada dikkat edilen yedi nokta vardır:

    1) Sabah sertliğinin olması; hastalar uyandıktan sonraki en az bir saat boyunca ellerini rahatça kullanamazlar. Hastalara sabahları avuçlarını yumruk yapıp yapamadıkları sorulur.
    2) Üç ya da daha fazla eklem bölgesinde aynı zamanlı artrit (eklem iltihabı)
    3) El eklemlerinde artrit
    4) Artritin görüldüğü eklemlerin vücudun her iki tarafında da simetrik olması
    Bu dört kriterin en az 6 hafta boyunca devam etmesi gerekmektedir.

    Ayrıca;

    5) Doku yumruları
    6) Kan tahlillerinde RF (romatid faktör) bulunması
    7) Röntgende eklemlerde değişikliklerin gözlenmesi

    Bu yedi kriterden en az dört tanesinin var olması durumunda romatoid artrit tanısı konabilir.

    Romatoid artrit hastalığının belirtileri eklemlerde iltihaplanma, şişme, harekette zorluk ve ağrıdır. Hastalık sürecinde gözlenen diğer belirtiler ise:
    • İştah kaybı
    • Ateş
    • Güç kaybı, yorgunluk
    • Kansızlık
    • Elleri kullanmada zorluk
    • Bazen deri altında doku yumruları

    Hastaların %70’inde hastalığın ilerleyişi yavaş olurken %10-15’inde daha hızlı bir gidiş söz konusudur. En fazla etkilenen eklemlerse eller, ayaklar, dizler, omuzlar ve dirseklerdir.Dünya nüfusunun %1’ini etkilemektedir. Daha çok 35 yaş hastalığı olsa da en sık 35-55 yaşları arasında görülür. Romatoid artritin 16 yaşın altındaki gençlerde de görülebilen bir türü de vardır. Altmış yaşına kadar kadınlarda, erkeklere oranla 3 kat daha fazla görülür. Bu yaştan sonra risk eşitlenir.

    Son yıllarda birçok çalışma yapılmasına rağmen, romatoid artritin sebebi bilinmemektedir. Ancak romatoid artritin bağışıklık sistemindeki bir bozukluk sonucunda ortaya çıktığı bilinmektedir. Diğer bir deyişle vücut kendi dokularını (örneğin eklem dokularını) tanıyamaz ve bağışıklık sistemi vücuttaki sağlıklı dokulara (eklem dokularına) saldırarak hasar verir. Bunun sonucunda eklemlerde iltihaplanma ve eklem hasarı meydana gelir.

    Araştırmacılar, virüslerin ve bakterilerin bazı hastalarda hastalığın başlamasını kolaylaştırdığından şüphelenmektedir.

    Romatoid artrit genelde aniden başlar ve hastalığın erken döneminde, genel yorgunluk, eklemlerde hassasiyet, ağrı, şişkinlik ve sıcaklık (inflamasyon/iltihap) vardır. Ağrı ve şişlik vücudun her iki tarafındaki aynı eklemlerde gözlenir. Romatoid artrit uzun süreler boyunca devam eder ve bu sebeple etkilenen eklemlerde kalıcı bozukluklara yol açabilir. Romatoid artitin diğer bir özelliği ise, dirsek gibi daha çok basınca maruz kalan bölgelerde deri altında yumruların oluşmasıdır.

    Günümüzde romatoid artritin etkin tedavisi vardır. Ancak erken tedavi çok önemlidir. Kullanılan tedavi yöntemleri ağrının ortadan kaldırılması, iltihabın azaltılması, eklem harabiyetinin durdurulması ya da yavaşlatılması ve hastanın günlük işlerini rahatça yerine getirmesi üzerine odaklanmaktadır. Tedavi başlatıldığında hastanın bu konuda eğitilmesi, hastalığın aktif olduğu dönemde eklemlerin soğuk tutulması, kronik dönemlerde ise hareket ve sıcaklığın artırılması önemlidir.

    İlaç tedavisi iki gruba ayrılabilir:

    1) NSAI (Steroid olmayan anti-inflamatuvar) sınıfı ilaçlar, analjezikler ve glukokortikoidler semptomatik tedavi sunarlar ve eklem ağrılarının, sertliğinin ve şişliğin azaltılmasını sağlarlar.

    2) Hastalığı düzenleyici ilaçlar metotreksat, D-penisilamin ve sulfasalazin gibi ilaçlardır.
    Romatoid artrit, hastaların vücudunda bıraktığı hasarların dışında, ruhlarında da yaralar açmaktadır. Hastalık öncesinde günlük işlerini kolaylıkla yapabilen hastalar, hastalık sonrasında bu konularda zorlanmakta ve alışagelmiş oldukları yaşam tarzından uzaklaşmak zorunda kalmaktadırlar. Hastaların yeni yaşam tarzlarına kolayca adapte olabilmeleri için hasta eğitimleri, egzersizler ve fizik tedavi yarar sağlamaktadır.

    Önlem alarak sağlıklı kalabilirsiniz..
    • Fazla kilolarınızdan kurtulmaya gayret edin! Çünkü fazla kilo taşıyan kişilerde eklemler aşınır ve bu yüzden de kendilerini yenileme (regenerasyon) yeteneğini önemli ölçüde yitirirler.
    • Haftada en azından 3 kere olmak üzere, düzenli spor veya egzersizler yapın ki, güçlü kaslar, sağlıklı eklemlerin üstündeki baskıyı azaltabilsinler. Aniden yön değiştirmeyi gerektiren ve bu yüzden de eklemleri zorlayan sporlar,eklem sağlığı bakımından tehlikeli sayılabilecek spor türleridir. En doğrusu, yürümek, yüzmek, bisiklete binmek veya aletli jimnastikte kasları ve eklemleri güçlendirmek ve güçlü tutmaktır.
    •Yeterli miktarda C vitamini almaya özen gösterin.Yapılan araştırmalar sonucunda, artrit hastalarının çoğunda C vitamini eksikliği saptanmıştır. Bu vitaminin koruyucu etkisi belki de bağışıklık sistemimizi doğru hedeflere yönlendirmektir! C vitaminini öncelikle,kivi, portakal, greyfurt, limon, yeşil biber, kuşburnu, domates,maydanoz ve kiraz, çilek gibi yumuşak meyvelerden alabilirsiniz.
    •Yeterli miktarda A vitamini almaya özen gösterin!Çünkü A vitamini, bağırsak mukozasını sıkıştırarak, mikroorganizmaların besin yoluyla kana karışıp eklemlere ulaşmasını önler. A vitamini öncelikle havuçta ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunur.
    •Eğer ailenizde artrit gerçeği yaşanıyorsa, bitkisel yağların tüketimini kısın!
    Bitkisel yağların yoğunlukla içerdiği Omega-6 elemanlarının eklem iltihaplarının oluşumunda etken olabileceği varsayılmaktadır. Ama bu tür elemanlar içermeyen zeytinyağını gönlünüzce kullanabilirsiniz.
    •Artrit bir öz bağışıklık hastalığı olduğuna göre, eğer ailenizde birden fazla artrit hastası varsa, bağışıklık sistemini C vitamini ile güçlendirmenin ötesinde, echinacea / Ekinazya preparatları veya çayları ile de güçlendirmek çok doğru bir davranış olacaktır.
    •Uyarıcılardan uzak durun! Alkolü ve kahveyi çok aza indirin ve sigara ile ilişkinizi kesin.
    Romatoid artrit ; sistemik , enflamatuar , ilerleyici ve kronik bir hastalıktır ve düzenli olarak takip ve kontrolü gerektirir.
    hastalığı özellikle stres-depresyon gibi psişik nedenlerin tetiklediği ve şikayetlerin artarak hastalığın ilerlemesine neden oldukları biliniyor..
    bu nedenle Romatoid artritli hastaların fiziki istirahatleri yanında , psişik ruhsal istirahatte de bulunması zorunludur.

    hastalığın durumunu kendi kendinize anlayabilirsiniz..
    eğer , gece ağrınız varsa ve sabah tutukluluğunuz uzun süre devam ediyorsa hastalığınız ağır bir dönemde demektir. bu durumda mutlaka doktora gidip gerekli tetkikleri yaptırdıktan sonra verilen ilaçları almanız gerekmektedir.

    eğer , gece ağrınız yoksa ve sabahları rahat uyanıyorsanız , sabah tutukluluğunuz çok az sürüyorsa hastalığınız rahat ve iyi bir durumdadır. doktora acil olarak gitmenize gerek yoktur.

    şikayetlerinizin devamı halinde bir fizik tedavi uzmanına bizzat muayene olmanız gerekmektedir.


     

Sayfayı Paylaş