Orhan Veli Kanık şiirleri

Konusu 'En Güzel Şiirler' forumundadır ve YAREN tarafından 29 Ocak 2011 başlatılmıştır.

  1. YAREN

    YAREN Üye


    orhan veli kanık tüm şiirleri,orhan veli şiirleri

    Orhan Veli Kanık Şiirleri

    [​IMG]

    AÇSAM RÜZGARA


    Ne hoş, ey güzel Tanrım, ne hoş.
    Maviliklerde sefer etmek.
    Bir sahilden çözülüp gitmek
    Düşünceler gibi başıboş.



    Açsam rüzgâra yelkenimi,
    Dolaşsam ben de deniz deniz
    Ve bir sabah vakti, kimsesiz
    Bir limanda bulsam kendimi.



    Bir limanda, büyük ve beyaz...
    Mercan adalarda bir liman.
    Beyaz bulutların ardından
    Gelse altın ışıklı bir yaz.


    Doldursa içimi orada
    Baygın kokusu iğdelerin,
    Bilmese tadını kederin
    Bu her âlemden uzak ada.


    Konsa rüya dolu köşkümün
    Çiçekli dalına serçeler.
    Renklerle çözülse geceler,
    Nar bahçelerinde geçse gün.



    Her gün âheste mavnaların
    Görsem açıktan geçişini
    Ve her akşam dizilişini
    Ufukta mermer adaların.



    Ne hoş, ey güzel Tanrım, ne hoş!
    İller, göller, kıtalar aşmak,
    Ne hoş deniz deniz dolaşmak
    Düşünceler gibi başıboş.



    Versem kendimi bütün bütün
    Bir yelkenli olup engine.
    Kansam bir an güzelliğine
    Kuşlar gibi serseri ömrün.

    [​IMG]


    AĞACIM



    Mahallemizde

    Senden başka ağaç olsaydı

    Seni bu kadar sevmezdim.

    Fakat eğer sen

    Bizimle beraber

    Kaydırak oynamasını bilseydin

    Seni daha çok severdim.



    Güzel ağacım!

    Sen kuruduğun zaman

    Biz de inşallah

    Başka mahalleye taşınmış oluruz.

    Orhan Veli Kanık


     

  2. YAREN

    YAREN Üye

    Cevap: Orhan Veli Kanık şiirleri

    ANLATAMIYORUM


    Ağlasam sesimi duyar mısınız,

    Mısralarımda;

    Dokunabilir misiniz,

    Gözyaşlarıma, ellerinizle?



    Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,

    Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu

    Bu derde düşmeden önce.



    Bir yer var, biliyorum;

    Her şeyi söylemek mümkün;

    Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;

    Anlatamıyorum.

    [​IMG]

    AĞAÇ


    Ağaca bir taş attım,

    Düşmedi taşım,

    Düşmedi taşım.

    Taşımı ağaç yedi;

    Taşımı isterim,

    Taşımı isterim

    [​IMG]

    AHMET'LER



    Kimimiz Ahmet Bey,

    Kimimiz Ahmet Efendi;

    Ya Ahmet Ağayla Ahmet Beyfendi?


    [​IMG]

    AH NEYDİ BENİM GENÇLİĞİM!



    Nerde böyle hüzünlenmek o zaman;

    İçip içip ağlamak,

    Uzaklara dalıp şarkı söylemek;

    Hafta sekiz ben eğlentide;

    Bugün saz, yarın sinema,

    Beğenmedin Aile Bahçesi;

    Onu da beğenmedin, parka;

    Sevdiğim dillere destan;

    Sevdiğim,

    Meyil verdiğim;

    Ben dizinin dibinde elpençe divan,

    Samanlık seyran,

    Nerde,

    Nerde,

    Nerde böyle hüzünlenmek o zaman!
     
  3. YAREN

    YAREN Üye

    Cevap: Orhan Veli Kanık şiirleri

    ALİ RIZA İLE AHMED'İN HİKAYESİ


    Ne tuhaftır, Ali Rıza ile

    Ahmed'in hikayesi.

    Birisi köyde oturur,

    Birisi şehirde.

    Ve her sabah

    Şehirdeki köye gider,

    Köydeki şehire.


    [​IMG]

    ALTIN DİŞLİM



    Gel benim canımın içi, gel yanıma;

    İpek çoraplar alayım sana;

    Taksilere bindireyim,

    Çalgılara götüreyim seni.

    Gel,

    Gel benim altın dişlim;

    Sürmelim, ondüle saçlım, yosmam:

    Mantar topuklum, bobstilim, gel.

    [​IMG]

    ALTINDAĞ



    Biri bir koca görür rüyasında:

    Yüz lira maaşlı kibar bir adam.

    Evlenir, şehire taşınırlar.

    Mektuplar gelir adreslerine:

    Şen Yuva Apartımanı, bodrum katı.

    Kutu gibi bir dairede otururlar.

    Ne çamaşıra gidilir artık, ne cam silmeye;

    Bulaşıksa kendi bulaşıkları.



    Çocukları olur, nur topu gibi;

    Elden düşme bir araba satın alınır.

    Kızılay Bahçesi'ne gidilir sabahları;

    Kumda oynasın diye küçük Yılmaz.

    Kibar çocukları gibi.



    Lâğamcının hamam rüyasıdır.

    Rüyaların en güzeli.

    Uzanır yatar göbek taşına;

    Tellâklar gelip dizilir yanıbaşına.

    Biri su döker,

    Biri sabunlar;

    Elinde kese sıra bekler biri.

    Yeni müşteriler girerken içeri,

    Lâğamcı,

    Pamuklar gibi çıkar dışarı.
     
  4. YAREN

    YAREN Üye

    Cevap: Orhan Veli Kanık şiirleri

    ASFALT ÜZERİNE ŞİİRLER



    I

    Ne kadar güzel şey;

    Yolun üstündeki bina

    Yıkıldığı zaman

    Bilinmeyen bir ufuk görmek.



    II

    Kaldırımın kenarına dizilip

    Bacası olan silindirin

    Yürüyüşünü seyreden

    Çocuklara imreniyorum.



    III

    Onun sesi

    Bir arkadaşıma

    Denizden geçen

    Motorları hatırlatıyor.



    IV

    Kırık taşlara bakıp

    Işıklı bir asfalt düşünmek

    Acaba yalnız

    Şairlere mi mahsus?​

    AYRILIŞ



    Bakakalırım giden geminin ardından;

    Atamam kendimi denize, dünya güzel;

    Serde erkeklik var, ağlayamam. ​
     
  5. YAREN

    YAREN Üye

    Cevap: Orhan Veli Kanık şiirleri

    AŞK RESMİ GEÇİTİ

    [​IMG]

    Birincisi o incecik, o dal gibi kız,

    Şimdi galiba bir tüccar karısı.

    Ne kadar şişmanlamıştır kim bilir.

    Ama yinede de görmeyi çok isterim,

    Kolay mı? İlk göz ağrısı.



    ............................çıkar

    ............................dururduk mahallede

    ..........................................halde

    ..............adlarımız yan yana yazılırdı duvarlara

    .......................................yangın yerlerinde.



    Üçüncüsü Münevver Abla, benden büyük

    Yazıp yazıp bahçesine attığım mektupları

    Gülmekten katılırdı, okudukça.

    Bense, bugünmüş gibi utanırım

    O mektupları hatırladıkça.



    Dördüncüsü azgın bir kadın,

    Açık saçık şeyler anlatırdı bana.

    Bir gün de önümde soyunuverdi

    Yıllar geçti aradan, unutamadım,

    Kaç defa rüyama girdi.



    Beşinciyi geçip altıncıya geldim

    Onun adı da Nurünnisa.

    Ah güzelim

    Ah esmerim

    Ah

    Canımın içi Nurünnisa.



    Yedincisi Aliye, kibar bir kadın

    Ama ben pek varamadım tadına,

    Bütün kibar kadınlar gibi,

    Küpe fiyatına, kürk fiyatına.



    Sekizincisi de o bokun soyu:

    Sen elin karısında namus ara,

    Kendinde arandı mı, küplere bin.

    Üstelik kendinde de

    Yalanın düzenin bini bir para.



    Ayten'di dokuzuncunun adı,

    Barlarda göbek atar

    İş başında şunun bunun esiri,

    Ama bardan çıktı mı,

    Kiminle isterse onunla yatar.



    Onuncusu akıllı çıktı

    Bıraktı gitti beni.

    Ama haksız da değildi hani,

    Sevişmek zenginlerin harcıymış

    İşsizlerin harcıymış.



    İki gönül bir olunca

    Samanlık seyranmış ama,

    İki çıplak da - olsa olsa -

    Bir hamama yakışırmış.



    İşine bağlı bir kadındı on birinci.

    Hoş, olmasın da ne yapsın?

    Bir zalimin yanında gündelikçi;

    Adi Luksandra

    Geceleri odama gelir,

    Sabaha kadar kalır.

    Konyak içer, sarhoş olur,

    Sabahı da, işbaşı yapardı şafakla....



    Gelelim sonuncuya.

    Ona bağlandığım kadar

    Hiçbirine bağlanmadım.

    Sade kadın değil, insan.

    Ne kibarlık budalası,

    Ne malda, mülkte gözü var.

    Eşit olsak der,

    Hür olsak der.

    İnsanları sevmesini de bilir,

    Yaşamayı sevdigi kadar.

    [​IMG]

    *** Ölümünden sonra müsveddesi diş fırçası sarılmış bir kâğıtta bulunan bu son şiiri tamamlanmamıştır.
     
  6. YAREN

    YAREN Üye

    Cevap: Orhan Veli Kanık şiirleri

    AVE MARIA



    Eski günler geri mi gelecek?

    Rüzgâr tersine esiyor... Niçin?

    Kımıldıyor kozasında böcek

    Bildiği hayata doğmak için.



    Neden içimize doldu vehim?

    Ah ümit... Ümit yollar boyunca.

    Düşünmez miydi akşam olunca

    Hacer'in kollarında İbrahim.



    Ve gemisinde Kleopatra?

    Neden yine kaynaştı havalar?

    Saadet mi getiriyor rüzgâr

    Dolarak erguvan atlaslara?



    Elimize değen kimin eli?

    Kimdir bu muammalarla gelen?

    O mu, helezonlara yükselen,

    Saba ellerinin en güzeli?



    Sesler mi çözülüyor derinde,

    Nedir durup dinlediklerimiz?

    Şarkı mi söylüyor Semiramis

    Babil’in asma bahçelerinde?



    Omzundan örtüler kaydı yere.

    Kim bu, kim alnımızdaki yazı?

    Gözlerinde günahının hazzı

    Gülüyor saz benizli bâkire.


    [​IMG]

    BAHARIN İLK SABAHLARI



    Tüyden hafif olurum böyle sabahlar;

    Karşı damda bir güneş parçası,

    İçimde kuş cıvıltıları, şarkılar;

    Bağıra çağıra düşerim yollara;

    Döner döner durur başım havalarda.



    Sanırım ki günler hep güzel gidecek;

    Her sabah böyle bahar;

    Ne is güç gelir aklıma, ne yoksulluğum.

    Derim ki: 'Sıkıntılar durdursun!'

    Şairliğimle yetinir,

    Avunurum.​
     
  7. YAREN

    YAREN Üye

    Cevap: Orhan Veli Kanık şiirleri

    BAŞ AĞRISI


    "Yollar ne kadar güzel olsa,

    Gece ne kadar serin olsa,

    Beden yorulur,

    Baş ağrısı yorulmaz.



    Şimdi evime girsem bile

    Biraz sonra çıkabilirim

    Madem ki bu esvaplarla ayakkaplar benim

    Ve madem ki sokaklar kimsenin değil


    BAYRAM




    Kargalar, sakın anneme söylemeyin!

    Bugün toplar atılırken evden kaçıp

    Harbiye Nezareti’ne gideceğim.

    Söylemezseniz size macun alırım,

    Simit alırım, horoz şekeri alırım;

    Sizi kayık salıncağına bindiririm kargalar,

    Bütün zıpzıplarımı size veririm.

    Kargalar, ne olur anneme söylemeyin!


    [​IMG]


    BEDAVA



    Bedava yaşıyoruz, bedava;

    Hava bedava, bulut bedava;

    Dere tepe bedava;

    Yağmur çamur bedava;

    Otomobillerin dışı,

    Sinamaların kapısı,

    Camekânlar bedava;

    Peynir ekmek değil ama

    Acı su bedava;

    Kelle fiyatına hürriyet,

    Esirlik bedava;

    Bedava yaşıyoruz, bedava.


    BEYAZ MAŞLAHLI HANIM




    Kalender'den sandala bindi

    Beyaz maşlahlı hanım.

    Bir elinde şemsiye,

    Bir eliyle açtı yelpazesini;

    Cuma günü Göksu'ya gitti

    Beyaz maşlahlı hanım​
     
  8. YAREN

    YAREN Üye

    Cevap: Orhan Veli Kanık şiirleri

    BİRDENBİRE



    Her şey birdenbire oldu.

    Birdenbire vurdu gün ışığı yere;

    Gökyüzü birdenbire oldu;

    Mavi birdenbire.

    Her şey birdenbire oldu;

    Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan;

    Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire.

    Yemiş birdenbire oldu.



    Birdenbire,

    Birdenbire;

    Her şey birdenbire oldu.

    Kız birdenbire, oğlan birdenbire;

    Yollar, kırlar, kediler, insanlar...

    Aşk birdenbire oldu,

    Sevinç birdenbire.



    BİR DUYMA DA GÖR




    Bir duyma da gürültüsünü

    Dallarda çıtırdayarak açılan fıstıkların,

    Gör bak ne oluyorsun.

    Bir duyma da gör şu yağan yağmuru;

    Çalan çanı, konuşan insanı.

    Bir duyma da kokusunu yosunların,

    Istakozun, karidesin,

    Denizden esen rüzgârın...

    [​IMG]


    BİR İŞ VAR




    Her gün bu kadar güzel mi bu deniz?

    Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?

    Her zaman güzel mi bu kadar,

    Bu eşya, bu pencere?

    Değil,

    Vallahi değil;

    Bir iş var bu işin içinde.


    BİR ROMAN KAHRAMANI



    Çadırımın üstüne yağmur yağıyor,

    Saros körfezinden rüzgâr esiyordu,

    Ve ben, bir roman kahramanı

    Ot yatağın içinde,

    İkinci, dünya harbinde,

    Başucumda zeytinyağı yakarak

    Mevzuumu yaşamaya çalışıyordum;

    Bir şehirde başlayıp

    Kimbilir nerede,

    Kimbilir ne gün bitecek mevzuumu.​
     
  9. YAREN

    YAREN Üye

    Cevap: Orhan Veli Kanık şiirleri

    BİZİM GİBİ



    Arzulu mudur acaba,

    Bir tank, rüyasında?

    Ve ne düşünür teyyare

    Yalnız kaldığı zaman?



    Hepbir ağızdan şarkı söylemesini,

    Sevmez mi acaba gaz maskeleri,

    Ay ışığında?



    Ve tüfeklerin merhameti yok mudur,

    Biz insanlar kadar olsun?

    [​IMG]

    BUĞDAY



    Düzüldü uçsuz bucaksız alay,

    Çıngıraklar çalar kapılarda,

    Düzüldü uçsuz bucaksız alay,

    Bak, son hasad başladı rüzgârda.



    Okundan atılmak üzere yay,

    Kuyuların ağzı genişledi.

    Okundan ayrılmak üzere yay,

    Korku tâ kemiğime işledi.



    Savruluyor gökyüzünde buğday,

    Gölgeler uzaklaşıyor yerde,

    Savruluyor gökyüzünde buğday,

    Tanrım! Tanrım! Bir deva bu derde...



    Düzüldü uçsuz bucaksız alay,

    Çıngıraklar çalar kapılarda.

    Düzüldü uçsuz bucaksız alay,

    Bak, son hasad başladı rüzgârda.



    Undan bize de pay, bize de pay.

    Koşun, buğday dağıtıyor Yusuf.

    Undan bize de pay, bize de pay.

    Çökmeden sonu gelmiyen küsuf.



    Eriyecek tencerede kalay,

    Çocuklar ağlaşmasınlar dağda,

    Eriyecek tencerede kalay,

    Yetişmeyecek Ömer imdada.



    Altında aynı eyer aynı tay

    Arayıcısı herkes bir sesin,

    Altında aynı eğer aynı tay

    Seferi aynı köye herkesin.



    Artık kuruldu bu kervansaray,

    Boşuna düşünür ihtiyarlık.

    Artık kuruldu bu kervansaray,

    Şimdi seslerle dolu mezarlık.
     
  10. YAREN

    YAREN Üye

    Cevap: Orhan Veli Kanık şiirleri

    CEVAP

    - Ciğercinin kedisinden sokak kedisine -

    Açlıktan bahsediyorsun;

    Demek ki sen komünistsin.

    Demek bütün binaları yakan sensin.

    İstanbul’dakileri sen,

    Ankara'dakileri sen...



    Sen ne domuzsun, sen



    CIMBIZLI ŞİİR



    Ne atom bombası,

    Ne Londra Konferansı;

    Bir elinde cımbız,

    Bir elinde ayna;

    Umurunda mı dünya!

    [​IMG]


    ÇOK ŞÜKÜR




    Bir insan daha var, çok şükür, evde;

    Nefes var,

    Ayak sesi var;

    Çok şükür, çok şükür.


    DAĞ BAŞI



    Dağ başındasın;

    Derdin günün hasretlik;

    Akşam olmuş,

    Güneş batmış,

    İçmeyipte ne halt edeceksin?​
     
  11. YAREN

    YAREN Üye

    Cevap: Orhan Veli Kanık şiirleri

    DALGA



    Mesut sanmak için kendimi

    Ne kâğıt isterim, ne kalem,

    Parmaklarımda cıgaram,

    Dalar giderim mavisinden içeri

    Karşımda duran resmin.



    Giderim deniz çeker;

    Deniz çeker, dünya tutar.

    İçkiye benzer birşey mi var,

    Birşey mi var ki havada

    Deli eder insanı, sarhoş eder?



    Bilirim, yalan, hepsi yalan;

    Taka olduğum, tekne olduğum yalan;

    Suların kaburgalarımdaki serinliği,

    İskotada uğuldayan rüzgar,

    Haftalarca dinmeyen motor sesi,

    Yalan....



    Ama gene de,

    Gene de güzel günler geçirebilirim;

    Geçirebilirim bu mavilikte.

    Suda yüzen karpuz kabuğundan farksız,

    Ağacın gökyüzüne vuran aksinden,

    Her sabah erikleri saran buğudan,

    Buğudan, sistem, aşktan, kokudan...



    Ne kağıt yeter ne kalem,

    Mesut sanmam için kendimi.

    Bunların hepsi... hepsi fasafiso.

    Ne takayım, ne tekneyim.

    Öyle bir yerde olmalıyım

    Öyle bir yerde olmalıyım ki,

    Ne ışık, ne sis, ne buğu gibi...

    İnsan gibi.

    [​IMG]



    DALGACI MAHMUT




    İşim gücüm budur benim,

    Gökyüzünü boyarım her sabah,

    Hepiniz uykudayken.

    Uyanır bakarsınız ki mavi.



    Deniz yırtılır kimi zaman,

    Bilmezsiniz kim diker;

    Ben dikerim.



    Dalga geçerim kimi zaman da,

    O da benim vazifem;

    Bir baş düşünürüm başımda,

    Bir mide düşünürüm midemde,

    Bir ayak düşünürüm ayağımda,

    Ne haltedeceğimi bilemem.


    [​IMG]


    DAR KAPI



    Nedir bu geceyle gelen bersam?

    Duyuyorum serzenişlerini,

    Karanlıkta ağzının yerini

    Arıyor deli gibi hâfızam.



    'Yanıyor unutulmuş buhurdan

    Yine gecenin içinde sessiz'

    Hâtıralarla kabaran deniz,

    Doluyor ruhun oluklarından



    Işık yağıyor doğan geceden.

    Nasıl diriliş bu, neden sonra?

    Bu rüya gibi geceden sonra

    Gidecek mi o maziden gelen?



    Seziyorum senelerce susan

    Ruhumda taptaze bir geriniş.

    Sonuna vardığım çölden geniş

    Ayaklarıma açılan umman.



    Bütün mevsimlerimin üstüne

    Geriliyor bembeyaz bir kanat.

    Gelip durdu artık işte hayat

    Bana hep onu vadeden güne.



    Artık ebedî huzur deminin

    İçebilirim sırlı tasından,

    Girmek üzereyim dar kapısından

    O eski rüyalar âleminin.



     
  12. YAREN

    YAREN Üye

    Cevap: Orhan Veli Kanık şiirleri

    DEDİKODU



    Kim söylemiş beni

    Süheyla'ya vurulmuşum diye?

    Kim görmüş, ama kim,

    Eleni'yi öptüğümü,

    Yüksekkaldırım'da, güpegündüz?

    Melahât'ı almışım da sonra

    Alemdar'a gitmişim, öyle mi?

    Onu sonra anlatırım, fakat

    Kimin bacağını sıkmışım tramvayda?

    Gûya bir de Galata'ya dadanmışız;

    Kafaları çekip çekip

    Orada alıyormuşuz soluğu;

    Geç bunları, anam babam, geç;

    Geç bunları bir kalem;

    Bilirim ben yaptığımı.



    Ya o, Muallâ'yı sandala atıp,

    Ruhumda hicranın'ı söyletme hikâyesi?

    [​IMG]


    DEĞİL




    Bilmem ki nasıl anlatsam;

    Nasıl, nasıl, size derdimi!

    Bir dert ki yürekler acısı,

    Bir dert ki düşman başına.

    Gönül yarası desem...

    Değil!

    Ekmek parası desem...

    Değil!

    Bir dert ki...



    Dayanılır şey değil.



     
  13. YAREN

    YAREN Üye

    Cevap: Orhan Veli Kanık şiirleri

    [​IMG]

    DENİZ


    Ben deniz kenarındaki odamda,

    Pencereye hiç bakmadan,

    Dışardan geçen kayıkların

    Karpuz yüklü olduğunu bilirim.



    Deniz benim eskiden yaptığım gibi,

    Aynasını odamın tavanında

    Dolaştırıp beni kızdırmaktan

    Hoşlanır.



    Yosun kokusu

    Ve sahile çekilmiş dalyan direkleri

    Sahilde yaşayan çocuklara

    Hiçbir şey hatırlatmaz.


    DENİZİ ÖZLEYENLER İÇİN




    Gemiler geçer rüyalarımda,

    Allı pullu gemiler, damların üzerinden;

    Ben zavallı,

    Ben yıllardır denize hasret,

    "Bakar bakar ağlarım."



    Hatırlarım ilk görüşümü dünyayı,

    Bir midye kabuğunun aralığından;

    Suların yeşili, göklerin mavisi,

    Lâpinaların en harelisi...

    Hâlâ tuzlu akar kanım

    İstiridyelerin kestiği yerden,



    Neydi o deli gibi gidişimiz,

    Bembeyaz köpüklerle açıklara!

    Köpükler ki fena kalpli değil,

    Köpükler ki dudaklara benzer;

    Köpükler ki insanlarla

    Zinaları ayıp değil.



    Gemiler gecer rüyalarımda,

    Allı pullu gemiler, damların üzerinden;

    Ben zavallı,

    Ben yıllardır denize hasret.


    DENİZ KIZI




    Denizden yeni mi çıkmıştı neydi;

    Saçları, dudakları

    Deniz koktu sabaha kadar;

    Yükselip alçalan göğsü deniz gibiydi.



    Yoksuldu, biliyorum

    - Ama boyuna da yoksulluk sözü edilmez ya-

    Kulağımın dibinde, yavaş yavaş,

    Aşk türküleri söyledi.



    Neler görmüş, neler öğrenmişti kim bilir,

    Denizle boğaz boğaza geçen hayatında!

    Ağ yamamak, ağ atmak, ağ toplamak,

    Olta yapmak, yem çıkarmak, kayık temizlemek

    Dikenli balıkları hatırlatmak için

    Elleri ellerime değdi.



    O gece gördüm, onun gözlerinde gördüm;

    Gün ne güzel doğmuş meğer açık denizde!

    Onun saçları öğretti bana dalgayı;

    Çalkandım durdum rüyalar içinde.
    [​IMG]
     
  14. YAREN

    YAREN Üye

    Cevap: Orhan Veli Kanık şiirleri

    DELİKLİ ŞİİR



    Cep delik, cepken delik,

    Kol delik, mintan delik,

    Yen delik, kaftan delik;

    Kevgir misin be kardeşlik!


    DERDİM BAŞKA


    Sanma ki derdim güneşten ötürü;

    Ne çıkar bahar geldiyse?

    Bademler çiçek açtıysa?

    Ucunda ölüm yok ya.

    Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten

    Güneşle gelecek ölümden?

    Ben ki her Nisan bir yaş daha genç,

    Her bahar biraz daha âşığım;

    Korkar mıyım?

    Ah, dostum, derdim başka...


    EBABİL



    Alıp içinde sesler uçuşan bu akşamdan

    Hâfızamı bir deniz kıyısına çeken yol,

    Aydınlık rüyaların peşine düşen gondol,

    Mavi bir denizde yüzer gibi yanan şamdan.



    Tuşların üstünde karanlığın heyûlası

    Ve birden kalbe çırpınışlar veren hâtıra,

    Çekmede beni saadet dolu dünyalara

    Mine parmaklarında sedalaşan hülyası.



    Sıyrılmada gözlerimden yıllarca geceler,

    Ve yalnız kalmada bir yaza râm olan sahil,

    Uçuşmada gökyüzünde bir sürü ebabil:

    Sevgimi ve hasretimi ebedî kılan yer.



    Açık panjurlarından seslerin dökülüsü.

    Bir göl mü ürpermede ruhun uzaklarında?

    En yakın sevgiyi duymayan dudaklarında

    Her yaşayıştan daha güzel olan gülüşü.



    İlik gölgelerde uyutup düşünceleri

    Beyaz etekler ile bana göründüğün an

    Ve kapıları yeşil sabahlara açılan

    Sıcak tahayyüllerle dolu yaz geceleri.



    Renkli fanusların altında doğan dünyası,

    Omuzlarında ay ışığından örgülerle

    Eklenmede içime hasret kaldığım yerle

    Mine parmaklarında sadalaşan hulyası.
    [​IMG]
     
  15. YAREN

    YAREN Üye

    Cevap: Orhan Veli Kanık şiirleri

    EDITH ALMERA



    İhtimal ki şu anda o,

    Brüksel'e yakın

    Bir gölün kenarında

    Edith Alméra’yı düşünmektedir.



    Edith Alméra

    Kafeşantanlarda muhabbet toplayan

    Bir çigan orkestrasının

    Birinci kemancısıdır.



    O,

    Kendisini alkışlayanlara

    Selâm verirken

    Gülümser.



    Kafeşantanlar güzeldir;

    İnsan,

    Orada çalışan kemancı kızlara

    Âşık olabilir.


    EFKARLANIRIM




    Mektup alır, efkârlanırım;

    Rakı içer, efkârlanırım;

    Yola çıkar, efkârlanırım.

    Ne olacak bunun sonu, bilmem.

    'Kâzım'ın' türküsünü söylerler,

    Üsküdar’da;

    Efkârlanırım.

    [​IMG]



    EHRAM




    Ey aşılmaz dağların ardında,

    Ulaşılmaz beldelerden uzak,

    Hasretin dallarını tutan sak,

    Mavi, sonsuz bir tâkın altında!



    Ey gülüşü sabahlardan güzel,

    Dünyası düşüncelerden geniş.

    Ey göğsünde ilâhî geriniş,

    Rüyalarıma hükmeden güzel!



    Nerde eğilen dalından yere

    Portakalların düştüğü çardak

    Kadehe duyarak değen dudak,

    Sergile bakan göz gecelere.



    Yanmış ruhu titreyen ilâhî

    Yapraklarda billûrlaşan seher,

    Nerde cam kokan tahta testiler,

    Geyik sesiyle çınlayan vâdi?



    Yaldız dallarda, çiçek yerine

    Yıldız açmaz mı artık ağaçlar?

    Yanmaz mı bin rüya ile saçlar

    Kapanıp günün eteklerine.



    Ey gülüşü sabahlardan güzel,

    Dünyası düşüncelerden geniş;

    Ey göğsünde îlâhi geriniş

    Rüyalarıma hükmeden güzel!



    Hakikate olmaz mı acep râm

    Yıllardır beslediğim düşünce?

    Çıkılmaz dağlardan da mi yüce

    Hasretlerin tırmandığı ehram?
     
  16. YAREN

    YAREN Üye

    Cevap: Orhan Veli Kanık şiirleri

    [​IMG]

    ELDORADO


    (On dördüncü yaşın ilk güzel gecesine ithaf)

    Ufkunda mavi bulutların uçuştuğu dağ,

    Büyülü göklerinde sesler duyduğum Aden,

    Avucumda dört kollu nehrin verdiği maden,

    Üstümde yemişleri alnıma değen Tûba.



    Müthiş dünyasiyle uykuma ilk girdiği yer...

    Gülümsüyor mavi bir ay ışığında kamış.

    Göllerin şekli dolu derinliğine dalmış

    Vuslatın havasını çevreliyen iğdeler.



    Suların aydınlığında saadetten bir iz:

    Dallardan süzülen kayığından bu hoş insan,

    Omuzuna değen arzu dolu dudakları kan...

    Artık bir cennete bağlı bütün günlerimiz.



    Artık ışıkla dolu billûr bir kadeh gibi,

    En güzel şeytanın elinde tutuğu gurup,

    Akşamlar, ağzımda harikûlâde bir şurup

    Ve basımda geceler yeşil bir deniz gibi.



    Ufkumda mavi bulutların uçuştuğu dağ

    Ve nebatî bir âlemde duyduğum ilk hece,

    Bir sesin aydınlattığı yalan dolu gece

    Ve dumanlı bir sabah serinliği ormanda.



    Ne ondan itidal, ne benden günahkâr hali,

    Ruhları bir kuş gibi âvare kılan uyku.

    Dağılan içimde her zaman o baygın koku,

    Lezzeti dudağımda buğulaşan şeftali.


    ESKİ KARIM



    Nedendir, biliyor musun;

    Her gece rüyama girişin,

    Her gece şeytana uyuşum,

    Bembeyaz çarşafların üstünde;

    Nedendir, biliyor musun?

    Seni hâlâ seviyorum, eski karım.



    Ama ne kadınsın, biliyor musun?


    EKMEK


    Dilimin ucunda bir eski arkadaş adı.

    Unutulmuş şekilleri taşıyan bulutlar;

    Bir gökyüzü genişliğiyle ruhuma dolar

    Otların içine sırtüstü yatmanın tadı.



    Avucumda sıcaklığını duyduğum ekmek;

    Üstümde hâtırası kadar güzel sonbahar;

    O bembeyaz, o tertemiz bulutlara dalar

    Düşünürüm bir çocuk türküsü söyliyerek.
     
  17. YAREN

    YAREN Üye

    Cevap: Orhan Veli Kanık şiirleri

    ESKİLER ALIYORUM



    Eskiler alıyorum

    Alıp yıldız yapıyorum

    Musiki ruhun gıdasıdır

    Musikiye bayılıyorum



    Şiir yazıyorum

    Şiir yazıp eskiler alıyorum

    Eskiler verip Mûsikîler alıyorum



    Bir de rakı şişesinde balık olsam



    FENA ÇOCUK



    Mektepten kaçıyorsun,

    Kuş tutuyorsun.

    Deniz kenarına gidip

    Fena çocuklarla konuşuyorsun,

    Duvarlara fena resimler yapıyorsun;

    Bir şey değil,

    Beni de baştan çıkaracaksın.

    Sen ne fena çocuksun!


    FESTİVAL




    Ekmek karnesi tamam ya,

    Kömür beyannamesi de verilmiş;

    Düşünme artık parasızlığı;

    Düşünme yapacağın yapıyı;

    El tutar, ömür yeter;

    Yarına Allah kerim;

    Dayan hovarda gönlüm!
     
  18. YAREN

    YAREN Üye

    Cevap: Orhan Veli Kanık şiirleri

    GALATA KÖPRÜSÜ



    Dikilir köprü üzerine,

    Keyifle seyrederim hepinizi.

    Kiminiz kürek çeker, sıya sıya ;

    Kiminiz midye çıkarır dubalardan;

    Kiminiz dümen tutar mavnalarda;

    Kiminiz çimacıdır halat başında;

    Kiminiz kuştur, uçar, şairâne;

    Kiminiz balıktır, pırıl pırıl;

    Kiminiz vapur, kiminiz şamandıra;

    Kiminiz bulut, havalarda;

    Kiminiz çatanadır, kırdığı gibi bacayı,

    Şıp diye geçer Köprü'nün altından;

    Kiminiz düdüktür, öter;

    Kiminiz dumandır, tüter;

    Ama hepiniz, hepiniz...

    Hepiniz geçim derdinde.

    Bir ben miyim keyif ehli içinizde?

    Bakmayın, gün olur, ben de

    Bir şiir söylerim belki sizlere dair;

    Elime üç beş kuruş geçer;

    Karnım doyar benim de.


    GANGSTER



    (Hitler, kendini edebiyata vererek)

    Şiir yazdım bunca senedir,

    Ne buldum?

    Eşkiyalık edeceğim bundan sonra.



    Haberi olsun yol kesenlerin

    İş yok artık kendilerine

    Dağ başlarında.



    Madem ki ekmeklerini alıyorum

    Ellerinden,

    Buyursunlar onlar da benim yerime,

    Münhal var edebiyat âleminde.

    Eylül 1939
     
  19. YAREN

    YAREN Üye

    Cevap: Orhan Veli Kanık şiirleri

    GELİRLİ ŞİİR



    İstanbul’dan ayva da gelir, nar gelir

    Döndüm baktım, bir edalı yâr gelir,

    Gelir desen dar gelir;

    Gün aşırı alacaklılar gelir.

    Anam

    Dayanamam,

    Bu iş bana zor gelir.



    GEMİLERİM



    Elifbamın yapraklarında

    Gemilerim, yelkenli gemilerim.

    Giderler yamyamların memleketlerine,

    Gemilerim, yan yata yata

    Gemilerim, kurşunkalemiyle çizilmiş,

    Gemilerim, kırmızı bayraklı.

    Elifbamın yapraklarında

    Kız kulesi,

    Gemilerim,


    GİDERAYAK


    Handan, hamamdan geçtik,

    Gün ışığındaki hissemize razıydık;

    Saadetinden geçtik,

    Ümidine razıydık;

    Hiçbirini bulamadık;

    Kendimize hüzünler icadettik,

    Avunamadık;

    Yoksa biz...

    Biz bu dünyadan değil miydik?
     
  20. YAREN

    YAREN Üye

    Cevap: Orhan Veli Kanık şiirleri

    GÖLGEM



    Bıktım usandım sürüklemekten onu.

    Senelerdir, ayaklarımın ucunda;
    Bu dünyada biraz da yaşayalım,

    O tek başına,

    Ben tek başıma.



    GÖZLERİM



    Gözlerim,

    Gözlerim nerde?



    Şeytan aldı, götürdü;

    Satamadan getirdi.



    Gözlerim,

    Gözlerim nerde?


    GÜN DOĞUYOR

    Dili çözülüyor gecelerine,

    Gölgeler kaçışıyor derine,

    Alıp sihrini bilmecelerin

    Gün doğuyor şehrin üzerine.



    Korkarak şeklalıyor bacalar,

    Gün doğuyor şehrin üzerine.

    Bakıyorlar günün gözlerine

    Gözleri uykulu atmacalar.



    Sallıyarak dallarını kavak

    Yükseliyor her günkü yerine,

    Gün doğuyor şehrin üzerine,

    Mavi bir ışıkla ağararak.



    Gün doğuyor şehrin üzerine,

    Renk renk hacimle doluyor her yer.

    Dalıyor dağınık yüzlü evler

    Hâlâ yanan sokak fenerine.



    Toprak kımıldıyor yavaş yavaş,

    Gün doğuyor şehrin üzerine,

    Bembeyaz gece çiçeklerine

    Sabahla düşüyor bir damla yaş.



    Ve bir deniz hücumu halinde

    Gün doğuyor şehrin üzerine.
     

Sayfayı Paylaş