Mevlana'nın Bütün Şiirleri

Konusu 'Karışık Şiirler' forumundadır ve HazaN tarafından 24 Mart 2011 başlatılmıştır.

  1. HazaN

    HazaN Admin Yönetici Admin

    Hz. Mevlananın şiirleri

    Hz. Mevlana şiirleri

    Gene gel, gene.
    Ne olursan ol, ister kafir ol,
    İster atese tap, ister puta,
    İster yüz kere tövbe etmiş ol,
    ister yüz kere bozmuş ol tövbeni...
    Umutsuzluk kapısı değil bu kapı,
    Nasılsan,
    Öyle gel...


    Hz. Mevlanaya ait şiirler

    Paranı ver, gönlünü ver, canını ver
    Ama SIRRINI VERME! ...
    Günlerini say, kazancını say, büyüklerini say
    Ama YERİNDE SAYMA! ...
    İşini beğen, aşını beğen, eşini beğen
    Ama KENDİNİ BEĞENME! ...
    Emek ver, kulak ver, bilgi ver
    Ama SAKIN BOŞ VERME! ...
    Fidan büyüt, çocuk eğit, yoksul besle
    Ama KİN BESLEME! ...
    Davet et, hayret et, ülfet et, affet
    Ama İHANET ETME! ...
    Kitap oku, meslek oku, dünyayı oku
    Ama LANET OKUMA! ...
    Sınıfını geç, hayatını seç, rakibini geç
    Ama GÜLÜP GEÇME! ...
    Gönül al, dost al, yoldaş al
    Ama BEDDUA ALMA! ...
    Yaklaş, tanış, konuş, uzaklaş
    Ama UŞAKLAŞMA! ...
    Doğrul, sayrıl, evril, devril
    Ama EĞRİLME! ...
    Hislen, tasalan, seslen, uslan
    Ama PASLANMA! ...
    İtil, ütül, atıl, katıl
    Ama SATILMA! ...
     

  2. HazaN

    HazaN Admin Yönetici Admin

    Cevap: Mevlana'nın Bütün Şiirleri

    Mevlana Celaleddin-i Rumi şiirleri

    Güneş gibi ol şefkatte,merhamette.
    Gece gibi ol ayıpları örtmekte.
    Akarsu gibi ol keremde,cömertlikte.
    Ölü gibi ol öfkede ,asabiyette.
    Toprak gibi ol tevazuda,mahviyette.
    Ya olduğun gibi görün,ya göründüğün gibi ol.


    Mevlana hazretlerinin şiirleri

    Yürü, can gözünü aç,
    şu âşıklara bir bak hele:
    Nasıl sarmaşdolaş, gönül gibi bir şey olmuşlar,
    nasıl gelmişler can gibi
    elsiz, ayaksız hale.

    Bahçeden daha güler yüzlü onlar,
    gülden daha güler yüzlü.
    bilgiden daha doğru,
    akıldan daha hünerli,
    serviden daha hür.
    Ölmezlik suyundan daha arı, duru.

    Hep zerreler gibi hovardalar.
    Güneş onlara kaftan.
    Balçığa ayak basmışlar,
    baş komuşlar gönül dizine.
    Kanların üzerinden geçmişler,
    kan denizlerin dalgaları arasından.
    Etekleri gene tertemiz;
    bir şey bulaşmadan eteklerine.

    Diken içindeler,
    ama gül gibiler.
    Hapisteler,
    ama şarap gibiler.
    Balçık içindeler,
    ama gönül gibiler.
    Gece içindeler,
    ama sabah gibiler.

    Sen onların şarabını bir iç de gör:
    Naıl birdenbire ferah olur, aydınlanır yüreğin,
    birdenbire nasıl unutulur her şey,
    nasıl birdenbire gözlerinin içi güler.
     
  3. HazaN

    HazaN Admin Yönetici Admin

    Cevap: Mevlana'nın Bütün Şiirleri

    Hz. Mevlananın yazdığı şiirler

    Yine gel sen dinle benden
    Yerli yerli yerli yerli
    Hep Çalarım ten ten tenen
    Yerli yerli yerli yerli

    Yerla ve yerlem yerlela
    Yerla ve terlem terlela
    Bir söz söyle sessiz durma
    Yerli yerli yerli yerli

    İçki sunan sun içkiyi
    Çalgı çalan çal şu neyi
    Söyle telala talela
    Yerli yerli yerli yerli

    Ten ten tenen ten ten tenen
    Söylenirsin kuş gibi sen
    Uveys gibi ender Karen
    Yerli yerli yerli yerli

    Şems gibi kendini sustur
    Git kinden kibirden kurtul
    Şems-i Tebrizi'yle otur
    Yerli yerli yerli yerli

    En güzel Mevlana şiirleri

    Her gün bir yerden göçmek
    Ne iyi

    Her gün bir yere
    Konmak ne güzel
    Bulanmadan, donmadan
    Akmak ne hoş

    Dünle beraber
    Gitti cancağızım

    Ne kadar söz varsa
    Düne ait
    Şimdi yeni şeyler
    Söylemek lazım
     
  4. HazaN

    HazaN Admin Yönetici Admin

    Cevap: Mevlana'nın Bütün Şiirleri

    Mevlana Celaleddin-i Ruminin bütün şiirleri

    Nerde bir topluluk görürsen, tellal,
    hiç durma, bağır:
    Kaçan bir kul gördünüz mü ey insanlar, de,
    tertemiz kokan bir kul gördünüz mü,
    ay parçası bir yüzü var,
    baştanbaşa fitne.

    Savaş vakti tez gider, de , tellal,
    barış vakti uysal olur, de.

    Nerde bir topluluk görürsen, tellal,
    hiç durma, bağır:
    İnce boylu, güler yüzlü, tatlı sözlü,
    tez canlı, çevik bir kul gördünüz mü?
    Sırtında bir al kaftan taşıyor.

    Kucağında bir rebap, elinde bir yay var, de , tellal,
    Çaldığı hep güzel, hep sıcak havalar, de.

    Nerede bir topluluk görürsen, tellal,
    hiç durma, bağır:
    Onun bağından bir meyva devşiren var mı ey insanlar, de,
    onun gül bahçesinden bir demet gül deren var mı?

    İş ki çıksın bir habercik getirsin biri ondan bana, tellal
    çıksın biri ondan bana bir şeyler desin iş ki,
    söyle, verdim canımı ona gitti, telal,
    verdim ona gitti.

    Hz. Mevlanadan şiirler
    Sarhoşlar göründü.
    Şaraba tapanlar bir bir gelmeye başladılar.
    Güzeller nazlı nazlı yollara düştü.
    Salına salına gül bahçesinden gül yanaklılar geliyor.

    Bir anda hem var olan, hem yok olan,
    bir anda değişen, yenilenen şu dünyadan
    yoklar bir bir çekip gittiler.
    Var olanlar geliyor.

    Eteklerini altınla doldurmuşlar.
    Som altın kesilmişler.
    Darda olanlara verecekler.

    Hastalar, yorgunlar, arıklar
    iyileşmişler, kanlanmışlar, canlanmışlar,
    aşk yaylâsından geliyorlar.

    İyi insanların şarkıları
    ta yukarlardan aşağılara
    güneşin ışıkları gibi iniyor.
    İyi insanlar yağmur demiyor, kar demiyor,
    ortalık kış kıyamet,
    kolları sıvamışlar,
    taze taze meyveleri yetiştiriyorlar.

    Ben sustum.
    Sofra kuruldu.
    Onlar bir gül bahçesinden yola çıktı,
    bir gül bahçesine doğru.
     

Sayfayı Paylaş