marmara bölgesinde bulunan doğal güzellikler

Konusu 'Türkiye ile ilgili' forumundadır ve YAREN tarafından 28 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. YAREN

    YAREN Üye

    marmara bölgesindeki doğal güzellikler,
    marmara bölgesinin doğal güzellikleri


    Marmara Bölgesi, ismini boğazlar aracılığıyla Karadeniz ve Ege Denizi'ne açılan iç denizden almaktadır. Asya ve Avrupa'yı birbirine bağlayan, Balkan Yarımadası ile Anadolu arasında bir geçiş alanı oluşturan bölge, doğuda İç Anadolu ve Karadeniz; güneyde Ege Bölgesi; kuzeybatıda ise Yunanistan ve Bulgaristan ile çevrilidir. Ege kıyıları açığında bulunan Bozcaada ve Gökçeada (İmroz) da Marmara bölgesi alanındadır.

    İstanbul iki ayrı kıtanın sınırında, doğu ve batının kültür, sanat ve din konularındaki birleşimini gerçekleştiren sentez bir kent... Asya ve Avrupa'nın buluşma noktası.Hayranlık uyandıran güzelliğiyle Boğaz... Bir eşi olmayan, şekli boynuzu andıran dünyanın en güzel doğal limanlarından Haliç (Altın Boynuz)
    Koylar, korular, yemyeşil yamaçlar ve dünyanın binbir güzelliği... Birer gerdanlığı andıran Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri...
    Kısaca Marmara Denizi ile Haliç arasında uzanan kara sularının iç kesimindeki tarihi yarımada, Roma, Bizans ve Osmanlı imparatorluklarının izlerini taşıyan sanat eserleri ile dolu açık hava müzesi gibidir.

    Kilyos ve Şile, İstanbul çevresinde plajları ile tanınan tatil beldeleridir. Polonezköy ise 19. yüzyılda Polonyalı göçmenlerin gelip yerleştiği, çevresi ormanlarla kaplı ideal bir dinlenme yeridir. Milli Park olan Belgrad Ormanları İstanbul'un akciğeri olarak bilinir. Bu ormanlardaki Atatürk Arboretumu ve Osmanlı döneminden kalma su kemerleri görülmeye değerdir. Silivri ve Kemer'de ise golf oynamaya elverişli geniş sahalar bulunmaktadır.

    Bir endüstri kenti olan Kocaeli, karayolu ile İstanbul'a bağlıdır. Çevresi meyve ve sebze bahçeleri ile kaplıdır. Roma döneminde "Nicomedeia" olarak bilinen kent merkezi ve çevresinde, Osmanlı döneminden kalma çok sayıda tarihi eser bulunur.

    Geniş ovalarında bereketli tarım alanlarının yer aldığı Sakarya ili de bir endüstri merkezidir. Sakarya nehri tarafından beslenen zengin alüvyonlarla kaplı alanlarda bol vitaminli meyve ve sebzeler yetiştirilmektedir. Topraklarının verimliliği nedeniyle eski devirlerde bu bölgenin insanları güzellikleri ile tanınırdı. Nitekim Roma İmparatoru Harianus'un dillere destan güzelliğiyle ünlü eşi Sabina, bu yörede yetişmiş ve daha sonra Roma'ya gelin gitmiştir.


    Türkiye'nin Avrupa bölümünü oluşturan Trakya'nın bereketli toprakları, genellikle ayçiçeği tarlaları ve üzüm bağları ile kaplıdır. Avrupa'dan gelip Türkiye'nin batı kapısı olan Edirne kentine giren bir yabancı, önce Türk mimarisinin şaheseri olan Selimiye Camii ile karşılaşır. 18. yüzyılda Avrupa'nın yedi büyük kentinden biri olan ve yaklaşık yüz yıl Osmanlı Devleti'ne başkentlik yapan Edirne; camiler, kervansaraylar, çarşılar, köprüler ve diğer özgün Osmanlı mimari eserleri ile bir açık hava müzesi görünümündedir. Geleneksel ünlü Kırkpınar güreşleri her yaz başında Sarayiçi denilen ağaçlık alanda yapılmaktadır.

    Geniş kumsallara ve Osmanlı mimarisinin güzel örneklerine sahip olan Tekirdağ ili, Trakya'nın batısında yer alır. Üzüm bağları ve şarap festivalleri ile ünlüdür. Batısındaki Şarköy ve Mürefte, bölgenin tatil beldeleri olmaları yanında önemli şarapçılık merkezleridir.


    Doğa ve tarih açısından zengin olan Kırklareli, Türkiye'nin Avrupa topraklarındaki en geniş ilidir. Geniş ormanlara sahiptir ve meyvecilik kentte önemli bir geçim kaynağıdır. Karadeniz kıyılarındaki İğneada ve Kıyıköy, ince kumlu plajları ile tanınır. Kent alınırken şehit düşen kırk akıncının anısına yaptırılan 18 sütunlu "Kırklar Şehitliği", kentin simgesidir.

    Marmara Denizi'nin güneyinde Çanakkale, Balıkesir ve Bilecik illeri yer alır. Çanakkale, önemli bir deniz geçidi olan Çanakkale Boğazı'nın en dar yerinde, doğu sahilinde kurulmuştur. 15. yüzyıldan kalma Çimenlik ve Kilitbahir kaleleri boğaza ayrı bir güzellik katar.

    Marmara Bölgesi'nin önemli illerinden olan Balıkesir, kuzeyde Marmara ve batıda Ege denizleriyle çevrelenmiştir. Balıkesir'in Marmara sahillerindeki en büyük yerleşim merkezi olan Bandırma, Marmara'nın İstanbul'dan sonraki en büyük limanıdır. Bandırma'nın kuzeybatısındaki Erdek, plajlarıyla ve Belkıs (Kyzikos) tarihi eserleriyle tanınır. Erdek'ten deniz ulaşımı olan Marmara, Avşa ve Paşalimanı adaları doğal güzellikleri, plajları ve leziz şarapları ile önemli cazibe merkezleridir. Bandırma'nın güneyindeki Manyas Gölü'nde, her yıl 239 türden üç milyona yakın kuşun geldiği Kuş Cenneti Milli Parkı bulunmaktadır.

    Balıkesir ilinin Ege kıyıları Edremit Körfezi çevresinde sıralanır. Doğal ve tarihi zenginliklerle dolu olan Edremit körfezi sahillerinin tümü zeytin ağaçlarıyla kaplıdır. Bu nedenle bu sahillere "Zeytin Rivierası" da denilmektedir. Mitolojiye göre dünyanın ilk güzellik yarışması, milli parkın bulunduğu Edremit'in kuzeyindeki Kaz Dağı'nda yapılmıştır. Truva kralının oğlu Paris, bu dağlarda yaşamıştır. Estetik değerleri korumak ve yaşatmak isteyen Fransızlar, dünya tarihi ve mitolojisini araştırarak, başkentlerinin adı için Kaz Dağı'nda yaşamış olan Anadolulu Paris'i seçmişlerdir.

    Akçay, Altınoluk, Ören ve Ayvalık, Edremit çevresinde yer alan doğal güzellikleri ve geniş kumsallarıyla gözde tatil beldeleridir. İrili ufaklı 22 adanın bulunduğu Ayvalık'ta doğa, sahilleri adeta ince bir dantel gibi işlemiştir. "Şeytan Sofrası" denilen yerden bu güzellikler panoramik olarak izlenebilir. Çamlık ve Alibey Adası (Cunda) doğal güzellikleri yanında, damak tadını sevenler için leziz ve değişik deniz ürünlerinden yapılmış zengin mönüye sahip restoranları ile tanınır.

    Sakarya nehri tarafından sulanan topraklarda kurulu Bilecik ili, Osmanlı tarihi açısından önemli bir merkezdir. Osmanlı İmparatorluğu'nun temelleri burada atılmıştır. Kentin 30 km. doğusundaki seramikleriyle ünlü Söğüt, eski Türk boylarından Kayılar'ın yerleşim yeridir.

    Fransız şair Henri de Regnier, Uludağ'ın yamaçlarında yeşillikler içindeki Türkiye'nin beşinci büyük kenti Bursa'yı "tanrısal bir kent" olarak nitelemiştir. Karacaoğlan'a göre ise Bursa; gülü, menekşesi, güzelleri ve güzelliklerinin kokusu ile "murat kapısı" dır.

    UNESCO tarafından Avrupa'nın çevresini en özgün şekilde koruyan kenti seçilen Bursa'da doğa, tarih, yeşil ve mimari, güzel bir harmoni ortamında bütünleştirilmiştir. Kentteki Koza Meydanı, bu bütünlüğün en güzel örneklerinden birini sergiler. Meydanın çevresinde yer alan camiler, Koza Han, restore edilmiş eski evler, tarihi çınarlar ile etrafındaki kafeler, kapalı çarşılar ve havuzlar hayranlık uyandırır. İpeği, havluları ve kaplıcaları ile ünlü olan Bursa, aynı zamanda büyük bir sanayi kentidir. Özellikle otomotiv ve tekstil sanayii gelişmiştir.

    Osmanlı döneminden kalma eserlerin yoğunlaştığı kentin güneyinde, modern tesislere sahip, kış sporları için ideal bir merkez olan Uludağ Milli Parkı bulunur. Bursa'nın kuzeydoğusundaki İznik Gölü ise bir doğal güzellikler beldesidir. Gölün çevresi ormanlar ve üzüm bağları ile kaplıdır. Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir yerleşim merkezi olan İznik, Osmanlılar döneminde de bu özelliğini korumuştur. Dünya çini sanatının en güzel örnekleri, Osmanlı çini ustaları tarafından burada yapılmıştır. Çekirge ise Bursa'nın termal merkezidir.
     
  2. Misafir

    Misafir Ziyaretçi

    Cevap: marmara bölgesinde bulunan doğal güzellikler

    bence çokkk GüZeL bİr SiTe BöYlE BiR SiTe aÇaNa TeŞekKüR EdErİm
     

Sayfayı Paylaş