Kolanın zararları

'Sağlıklı Beslenme ve Diyet' forumunda Frmds tarafından 3 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. colanın zararları,kolanın çocukarda zararları,colanın çocukarda zararları,
    Bir litre kolalı içecek yaklaşık 400 kalori eşdeğeri şeker, 0,15 gram kafein değişik miktarlarda renk veren maddeler, orijinal tadı sağlayan kola özü ve esas önemlisi gazlı içecek olmasını sağlayan fosforik asit içeriyor. Yakın zamanda yayımlanan bütün araştırmalar başta çocukluk çağı olmak üzere büyük yaş gruplarında şişmanlık ile kola tüketimi arasında önemli bir bağlantı olduğunun üzerinde duruyor.



    Kolalı içecekler bir taraftan kan şekerini hızlı bir şekilde yükselten, dolayısıyla insülin hormonunu arttırarak vücudun yağ depolamaya yönelmesine yol açan yüksek miktarda şeker içermesi nedeniyle, diğer taraftan süt ve süt ürünleri gibi sağlıklı beslenmenin temeli olan içeceklerin yerine geçtiği için şişmanlık riskini oluşturuyor.


    Bunların dışında kola içme alışkanlığının fast food beslenmeye eşlik ettiğini ve kola ile birlikte daha fazla yemek yendiğini biliyoruz. Bu nedenle çocukluk çağı şişmanlığı ve buna bağlı şeker hastalığının önemli bir sotun haline geldiği ABD'deki çocuk sağlığı otoriteleri çocukların kolalı içeceklerden uzak tutulmasını öneriyor.


    Kola ve kemikler
    Kolalı içeceklerin esas zararlı etkisi ise kemikler üzerinde oluyor.
    Bundan 3 yıl önce Amerikan Tabipler Birliği'nin Çocuk Sağlığı Dergisi'nde kolalı içecek alışkanlığının lise öğrencisi kızlarda kemik kırıkları sıklığını 3 kat arttırdığını gösteren bir araştırma yayımlandı. Daha önce benzer yazılar yayımlayan bu araştırmacı, kolalı içecekler içindeki yüksek miktardaki fosforun kan fosforunu yükselterek kemiklerden kalsiyum kemiren paratiroid hormonu düzeyini arttırdığını ve bir süre sonra kalsiyumu azalan kemiklerin sağlamlıklarını yitirdiklerini öne sürdü.


    Tıp literatüründe bu gözlemi destekleyen başka insan çalışmalarının yanı sıra benzer etkinin farelerde olduğunu gösteren araştırmalar da yayımlandı. Daha önce belirttiğimiz gibi kola içme alışkanlığı en önemli kalsiyum kaynağı olan süt ve süt ürünlerinin tüketimini azaltıyor ve ergenlik döneminde günde 800-1200 mg. olan kalsiyum ihtiyacının karşılanmasını önleyerek de kemik sağlığını olumsuz yönde etkiliyor.
    Bunların dışında kolalı içeceklerin böbreklerden kalsiyum atılımını arttırdıkları, mide mukoza hücre döngüsünü bozduğu, diş çürüklerini belirgin bir şekilde arttırdığı, aşırı içilmesinin kas hastalığına (hipokalemik miyopati) neden olduğunu gösteren raporlar yayımlandı. Şimdiye kadar kolalı içeceklerin insanlar için yararlı olduğunu gösteren bir araştırma yayımlanmadı. Hiç kuşkusuz kolalı içecekler sigara gibi insan sağlığını doğrudan ve tehlikeli bir şekilde etkilemiyorlar ama bu onların masum olduğu anlamına gelmiyor.


    Prof.Dr.Şükrü HATUN
    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
    Anabilim Dalı
     


  2. Cola'nın Zararları

    Coca cola ilk defa 1886'da eczacı John S. Pemberton tarafından formülünde kokain adlı uyuşturucu maddeninde olduğu bir şurup şeklinde üretilen cola John S.Pembertonun ölümü ile Asa Candler coca colanın haklarını 2 bin 300 dolara satın aldı ve 1892 yılında the coca cola company adlı firma kuruldu.Reklam adı altındaki görsel kitlesel telkinlerle insanların zihinlerine ''buz gibi,nefis serinletici,hayatın tadı'' gibi tamamen gerçek dışı sunumlarla sunuldu iç yapısı ise anlatılmayıp saklandı üzerinde araştırma yapmak isteyen doktor yada başka kimlikli araştırmacılara bu izin verilmedi ve coca colanın gerçek yüzü saklanarak yaldızlı sunumlarla zihinlere işlenmeye devam edildi.

    Gerçekte coca cola bilinenin aksine içeriğindeki zararlı bileşimler sebebiyle her açıdan Mutlak Manada zararlı bir içecektir.Gerçek şu ki coca cola içeriği itibari ile ilk üretim tarihinde içerisinde kokain adlı uyuşturucu maddeninde konulması ile başlamıştır. Bir litre kolalı içecek yaklaşık 400 kalori eşdeğeri şeker, 0,15 gram kafein, değişik miktarlarda renk veren maddeler, orijinal tadı sağlayan kola özü ve fosforik asit içerir.Burada kola özü diye sunulan uydurma isim içeriğindeki uyuşturucu maddeler için gizleyici bir çatıdır. kola başlı başına bir kimyevi madde değildir ki onun ona ait birde özü olsun.Dikkat edilirse yüksek oranda şeker,kafein,boya maddeleri,fosforik asit ve benzeri bütün içeriği sağlık için tamamen zararlı bileşimlerdir.Kısaca sıralanacak olursa coca cola ve benzeri gazlı içeceklerin içerisindeki bazı katkılar ve sebep oldukları
    zararlar şöyledir ;

    1-Fosforik asit: E338

    Ancak sağlık üzerindeki etkileri tartışılmaktadır. Keskin bir tad sağlar ve diğer doğal benzer tad vericilere nazaran büyük miktarlarda ve ucuzca elde edilebildiği için üreticiler tarafından tercih edilmektedir.

    Genç kadınlarda, kemik gelişiminde gıda eksikliği ile ortaya çıkan osteoporoz hastalığı riskini artırmaktadır. Fosfor fazlalığı, zayıf kemik yoğunluğuna yol açabilmektedir. Beslenme uzmanları, vücudun kandaki fosfor-kalsiyum iyonları arasındaki dengeyi sürdürmeye çalıştığını belirtmektedirler. Fosfor fazlalığı oluşunca vücudun kimyasal balans mekanizması bu dengeyi sürdürebilmek için kemikteki kalsiyumun dışarı çıkarılmasına yol açar. Neticede fosfor-kalsiyum fazlası vücuttan dışarıya atılır ve geride gözenekli ve gittikçe zayıflayan bir kemik yapısı meydana gelir.Böylece kemik kırılmaları olarak bilinen olaylar yaşanmaktadır.

    Kafein:
    Kafeinli maddelerin kullanımının sonucunda karakteristik etkiler, huzursuzluk, sinirlilik, heyecan, uykusuzluk, yüz kızarıklılığı, fazla idrar ve sindirim şikâyetleri gibi rahatsızlıklardır. Bu semptomlar bazı insanlarda, günlük 250 mgr 'dan daha küçük dozajlarda tezahür edebilir. Diğer bazılarında ise daha yüksek dozlarda oluşur. Günlük 1gr 'lık dozlara çıkılması halinde ise, kas seyirmesi, düşünce ve konuşmanın düzensiz akması, yorgunluk duymama ve fizikomotor acitasyonu oluşabilir. Daha büyük dozlarda
    hafif duyumsal rahatsızlıklar, kulak çınlaması, ışığın parlaması gibi rahatsızlıklar rapor edilmiştir. Kafeinin 10 gr'ı geçen dozu ile, ani krizler, nefes alma güçlüğü ve ölümle sonuçlanmalar oluşabilir. Alınan maddelerle girebilecek kafein miktarının kabaca hesabını şöyle yapabiliriz.

    Bir bardak kahve yaklaşık 100-150 mgr kafein ihtiva eder, bir bardak çay yarısı kadar, bir bardak kola ise 1/3 'ü kadar kafein ihtiva eder. Bir bardak enerji içeceğinde ise yaklaşık 100 mgr kafein alınmış olur. Reçete ile satılan kafeinli ilaçlar bir bardak kahvenin ihtiva ettiği kafeinin bir tam üçte biri ile bir buçuk arasında değişmektedir. İstisna olarak migren hastalığı için kullanılan tabletlerin her biri 100 mgr kafein ihtiva
    ederler.

    Kafein, sindirim sistemi ve kalp rahatsızlıklarının gelişmesine ve ağırlaşmasına neden olabilir. Üst karın ağrıları, bazen peptik ülser ve kanamalar oluşabilir. Ekstrem yüksek dozlarda ise ritim bozukluğu eklenebilir, tansiyon düşer ve kan dolaşımı durabilir.

    Diğer farklı Teşhisler: Manik olaylar, panik rahatsızlıklar, genel anksiety rahatsızlıkları klinik raporlarda açıklanmıştır.

    Boya Maddesi Karamel (E150):

    Şekerin yavaş şartlarda 170 C dereceye kadar ısıtılması sonucunda elde edilir. Başta kola olmak üzere çeşitli meşrubat, şekerleme, kek ve bazı hamur işlerinde boya maddesi olarak kullanılır. Avustralya Hiperaktiv Çocukları Koruma Teşkilatı(HACSG)'na göre alerjik bünyeli insanların kaçınmaları gerektiği ifade edilmektedir.

    CO2 Gazı: E290 (Karbondioksit)

    Sağlığa zararlı bir gazdır. Meşrubatlarla aşırı miktarlarda alınması halinde çeşitli rahatsızlıklara neden olur.kola ile beraber yüksek miktarlarda alınan co2 gazı ani ölümlere sebep olur.

    Karmin: E120

    Renklendirici; böceklerden elde edilir; kozmetiklerde, şampoanlarda, kırmızı elma sularında, şekerlemelerde ve diğer gıdalarda kullanılır; hassas ve asmatik bünyelerde alerjik reaksiyonlara sebeb olabilir. Ayrıca bir Müslüman için kesinlikle haramdır.

    Sünî Tatlandırıcılar: Aspartam E951, Asesülfan E950, Sakarin E954 Toz ve sıvı diğer bazı içeceklerdede kullanılır.Bu ürünler'de; Aspartam, asesülfam ve sakarinin kombinasyonu kullanılmaktadır. Şeker hastalarının kullanımı oldukça düşük olması ve kullanan insanların yaş seviyelerinin yüksek olmasına rağmen alzaymer riski oluşturduğu bildirilmektedir. Fakat içeceklerde kullanımı, özellikle aspartamın içinde bulunan fenil alalin isimli amino asitin çocukların zeka gelişimlerini olumsuz etkilediği klinik
    deneylerle kanıtlanmıştır.

    Türkiyede gazozlar 'Gazlı alkolsüz içecek' (gazoz) adlı, Türk Standartları Enstitüsü'nün Ekim 1992'de yürürlüğe giren TS4080 No.'lu standardına göre üretilir. Bu standart 20 sayfa olup isteyen her vatandaş, bedeli mukabilinde Türk Standartları Enstitüsü Merkezi'nden veya bürolarından temin edebilir. Bu standardın 2. sayfasında 'Gazoz Sınıfları ve Spesifik Maddeleri', 3. sayfasında da 'Gazozun Genel Özellikleri' tablo halinde verilmiştir. İkinci tablo 'Kimyasal Özellikler'in 3. satırında, gazoz cinslerinin litrede 5 gr. kadar etil alkol (bütün alkollü içeceklerde sarhoşluk verici)
    bulunabileceğinin belirtilmesi dikkati çekiyor.

    Sade gazozlar da dahil, bütün gazozlarda tat veya koku verici esanslar kullanılar. Bu esanslar, yağ cinsinden maddeler olup suda çözünmezler. Bunları suda çözünür hale getirmek için hem su ile hem de yağlarla tam karışabilen (çözünebilen) ara çözücülere ihtiyaç olur. Bu hususta en bol, en ucuz ve en yaygın olarak kullanılan ara çözücü de etil alkoldür. Etil alkol bunun için gazozların terkibine girer. Kimya bilimi açısından bunun biraz daha açıklaması şöyledir: Kimyada, 'benzer olanlar, birbiri içinde çözünür' kuralı vardır. En mühim ve en çok kullanılan çözücü de su olduğundan suyun dışındaki bütün çözücülerde hidrofil (suyu seven, su ile tam karışan) ve hidrofob (suyu sevmeyen su ile tam olarak karışmayan) olarak ikiye ayrılır. Moleküllerinde hidrofil bulunduran maddeler su ile hidrofil assosiasyon yaparak berrak bir çözelti verebilir. Yağ cinsi maddeler, bu sebeple benzin, eter, toluen gibi çözücülerde çözünür. Etil alkol ise molekülünde hem hidrofil hem de hidrofob grub bulundurduğundan hidrofil grubu ile hidrofil assosiasyon, hidrofob grubu ile de hidrofob assosiasyon yaparak ara çözücü
    vazifesi görür.

    Karmaşık gibi görünen bu olayı, aslında herkes çok basit bir deneme yaparak kolayca anlayabilir. Bir iki damla yağ cinsi madde (zeytinyağı, çiçek yağı veya diğer sıvı yağ ve esanslar) bir şişe suya ilave edilse, ne kadar şiddetle ve uzun müddet çalkalansa berrak bir çözelti vermez. Bu bir iki damla yağ-bulunursa, biraz etil alkolde kolayca çözülebilir. Etil alkol bulunamazsa, tuvalet ispirtosu veya kolonya da %75-80 etil alkol ihtiva ettiğinden, bunların az bir miktarları da yağ cinsinden bir iki damla maddeyi kolayca çözerek berrak bir çözelti verir. Bu berrak çözelti şimdi bir şişe suya ilave edilirse, suyun berraklığı bozulmaz.

    İşte gazozlarda tat ve koku verici yağ cinsi maddelerin berrak bir çözelti.Gerçekte içinde küçücük miktarda alkol olan bir içecek hiç tereddütsüz olarak Müslüman tarafından terk edilmeli kullanılmamalıdır.

    Kısaca yazılan içerikte görülür ki her şeyden önce coca cola cola özütü adı altında ne kadar gizlenirse gizlensin kokain içermekte hiç gizlenmeden açıkça görüldüğü üzerede yüzde beş oranında alkol içermektedir.Ki bu iki içerik zaten başlı başına ''Ben Müslüman'ım'' diyen herkesin tereddütsüz kaçınması gereken maddelerdir.Aslında hiç şüphesiz coca cola,pepsi,diyet içecekler adı altında sunulanlar bütün insanların kaçınması gereken içeceklerdir.

    İçeriğinde alkol gibi istisnasız herkesin zararlarını inkâr edemeyeceği bir
    madde varken açıkça bir uyuşturucu madde olan kullanımı suç dahi kabul
    edilen kokain temel taş olarak kullanılıyorken,mide duvarında tahrişlere
    sebep olduğu araştırmalarla ortada iken,obezite gibi hastalıklara sebep
    olduğu açıkça görüldüğü için ilk üretim yerleri olan amerika gibi ülkelerde
    yasaklanırken,sağlık bakanlığı belirgin zararlarından dolayı; '' "Asitli ve
    gazlı içecekler yerine süt, ayran, taze sıkılmış meyve suları, bitki ve
    meyve çayları tercih edilmelidir.'' Şeklinde açıklamalarla dolaylı olarakta
    olsa zararlı olduğunu açıklamak zorunda kalırken,böbreklerden kalsiyum
    atılımını hızlandırdıkları, mide mukoza hücre döngüsünü bozduğu, diş
    çürüklerini belirgin bir şekilde arttırdığı, aşırı içilmesinin kas
    hastalığına (hipokalemik miyopati) neden olduğu raporlanırken,okul çağındaki
    460 kız çocuğu üzerinde yapılan ve "gazlı içecekler kemik kırılmaları ile
    yakından ilişkili" sonucuna ulaşılan araştırmayı "Pediatri ve Adölesan
    Tıbbı" dergisi Haziran 2000'de sunup, kemiklerde kırılmalara sebep olduğu
    sağlık birimleri tarafından itiraf edilirken,dişlerin çürümesine eriyerek
    yok olmasına sebep olurken,abd nin New Orleans kentinde yapılan konferansta
    sindirim sisteminde ortaya çıkan kanserlerle gazlı içecekler arasındaki
    ilişkilerden söz edilirken, hastalık hallerinde kendileri ile yakın temas
    haline girilen doktorlar "Gazlı içecekler kemikler için çok zararlı. Zaten
    Türkiye'de süt tüketme alışkanlığı yoktu, üzerine bir de gazlı içecekler
    gibi zararlı bir etken geldiği için kemiklerin oluşumunda bile sorun
    yaşanıyor. Süt ve süt ürünlerinin tüketimi yaygınlaştırılmalı" (Prof.Dr.
    Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim
    Üyesi Prof. Dr. Tümay Sözen) şeklinde açıklamalar yapmak durumunda
    kalırken,bir bardak gazlı içeceğin dahi diş çürümesine katkıda bulunduğu
    anlaşılırken ve tüm zararlarının aksine kesinlikle ve hiçbir şekilde Mutlak
    Manada tek bir faydası dahi bulunmazken hala Mutlak Gerçeğe gözleri kapayıp
    içmeye devam etmek şüphesiz hiç olmaması gereken bir davranıştır.

    O halde kişi içinde ne kadar istek olursa olsun tüm bu zararları göz önüne
    getirerek coca cola-pepsi - enerji içeceği veya benzeri hiçbir gazlı maddeyi
    kullanmamalı.Yalnızca kendisi kullanmamakla kalmayıp en yakınından
    başlayarak kırmadan ve üzmeden zararlarını belgelerle göstererek uyarmaya
    çalışmalı.Şüphesiz hem kendisi hem ailesi ve yakınlarını kullanmaktan vaz
    geçirmek için kendi çapında çalışma yapan istisnasız herkes hem kendi
    üzerinde hem çevresinde daha sağlıklı bir hayat ve ortamla
    karşılaşacaktır

    bardak kolanın içinde 32 küp şeker olduğunu biliyor muydunuz?
    İnsanlar hala çaya yarım şeker az atıp zayıflayacaklarını zannediyorlar.
    Bunun yanında kolaların rengini meyan kökü denen bir bitkiden sağlıyorlar.
    Meyan kökünü de fareler çok sever ve en çok bu tarlada bulabilirsiniz fareleri.
    Araştırmaya göre meyan tarlalarındaki tarım araçları bitkiyle birlikte fareleri de tarladan
    toplamaktadır!
    Makinelerin depoları kan gölüne dönmekte, fare parçaları ve bitkiyle dolmaktadır.
    Makinelerin deposunda işlenmek üzere fabrikalara götürülür.
    Yani içtiğimiz kola, ASİTLİ FARE SUYU.
    Bunun üzerine davalar açıldı ama firmalar kazandı.
    Dezenfekte ediliyormuş güya...
    Ayrıca bir bardak kola içine bir kemik parçası atın ve 3-4 gün bekletin. Kemiğin lastik gibi olduğunu göreceksiniz.
    Bir de kolanın tuvalet ve banyoda ne kadar iyi bir temizleyici ve
    parlatıcı olduğunu bilmeyen yoktur...
     


  3. Bardak kolanın içinde 32 küp şeker olduğunu biliyor muydunuz?
    İnsanlar hala çaya yarım şeker az atıp zayıflayacaklarını zannediyorlar.
    Bunun yanında kolaların rengini meyan kökü denen bir bitkiden sağlıyorlar.
    Meyan kökünü de fareler çok sever ve en çok bu tarlada bulabilirsiniz fareleri.
    Araştırmaya göre meyan tarlalarındaki tarım araçları bitkiyle birlikte fareleri de tarladan toplamaktadır!
    Makinelerin depoları kan gölüne dönmekte, fare parçaları ve bitkiyle dolmaktadır.
    Makinelerin deposunda işlenmek üzere fabrikalara götürülür.
    Yani içtiğimiz kola, ASİTLİ FARE SUYU.
    Bunun üzerine davalar açıldı ama firmalar kazandı.
    Dezenfekte ediliyormuş güya…
    Ayrıca bir bardak kola içine bir kemik parçası atın ve 3-4 gün bekletin. Kemiğin lastik gibi olduğunu göreceksiniz.
    Bir de kolanın tuvalet ve banyoda ne kadar iyi bir temizleyici ve parlatıcı olduğunu bilmeyen yoktur…
    Belki bu konuyu bir çok kez okudunuz, fakat sadece okudunuz.

    İşte bazıları bu yüzden cola içmiyorlar.
     
    Son düzenleme: 4 Kasım 2008


  4. Arkadaşlar çok güzel açıklamalar yapmışsınız....Sanırım artık kolay kolay içemeyeceğiz....Paylaşım için teşekkürler....
     


  5. içtiğime içeceğime pişman oldum hala midem bulanıyor sabah sabah gözüm açıldı amerika ne zaman doğru bir şey yaptıki zaten:f196::f107:
     


  6. bilgi ve pAYLAŞIM İÇİN TEŞEKKÜRLER DRAGON
     


  7. bence içmeye devam :f30:
     


  8. ara sırada da olsa içiyordum fazla almamaya çalışıyoruz ama bu yazıdan sonra hiç alınmıcak umarım :f40:

    Çok teşekkürler bilgilendirme için :f118::f118:
     
    Son düzenleme: 4 Kasım 2008


  9. :f92::f40: biz çok içiyoduk ama sonra zararını öğremdik ve artık içmiyoruz balıkta falan sade gazoz içiyoruz yinede tşkler bilgi için:f118::)
     


  10. Bravoooo yanii... :f30::f30::f30:
     


  11. Hiç birşey beni koladan vazgeçiremezzz aslaaaaaaaaa..:f20: Evet Şükrü Bey kola sevmiyorsa biz ne yapalım..Alla Allaa:f106:

    Bence de içmeye devammm..:f40:
     


  12. Faremi bu bilgilerin kaynağını öğrenebilir miyiz? :f20:
     


  13. olmadığının kaynağını sizden alabilir miyiz ? :f196:
     


  14. Cevap: Kolanın zararları

    arkadaslar kolanın ıcerısıne kemik attım ve 1 hafta beklettım komur gıbı oldu arkadaslara gosterdım onlar da kola ıcmeyeceklerını soyledıler ben de 2 yıldır kola ıcmıyorum kola gercekten de cok zararlı
     


  15. Cevap: Kolanın zararları

    kullandıgım malzeme ceyrek kola ve 5 adet etlı halde tavuk kemigiydi tavuk etinin buyuk kısmını erıtmıs ve kolanın altında tortu olusturmustu ve cok kotu kokuyorlardı tavsıyem gazlı ıceceklerden uzak durmanızdır ayrıca bagımlılık yapıyor
     


  16. Cevap: Kolanın zararları

    arkadaşlar kolanun o siyah suyu kaktüsteki yaşayan (Cochineal) adlı böceğin suyundan yapılıyor bide COCA COLA İsrail malıdır !
     


  17. Cevap: Kolanın zararları

    Çok uzun zamandır tüketmediğim bir içecek... Asitli içeceklerden uzak durmam gerektiğini yıllar önce ögrendim
    teşekkürler
     


Yükleniyor...