Hz. Muhammedin vefat tarihi

Konusu 'Hz.Muhammed (sav)' forumundadır ve HazaN tarafından 14 Mayıs 2010 başlatılmıştır.

  1. HazaN

    HazaN Admin Yönetici Admin


    Peygamberimizin vefaat tarihi, Peygamber efendimizin ölüm tarihi

    Peygamber Efendimiz Veda haccında dirilerle vedalaşırken, Uhud şehidlerini ve Cennetü'l-Baki'yi ziyaret ederek sanki vefat eden Müslümanlarla vedalaşır, onların İslam'a olan hizmetlerine karşılık yüksek bir kadirşinaslık örneği gösterir.

    Ziyaretten sonra evine dönen Hz. Peygamber'in başağrısı ağırlaşır; gün geçtikçe sağlık durumu ağırlaşan Hz. Muhammed (s.a.s.) artık mescide gelemez ve cemaata namaz kıldıramaz olur. Hz. Ebubekir'e yerine namazlarda imamlığı ifa etmesini söyler. Başını soğuk su ile devamlı pansuman ettiriyor, serinleyerek rahatlamaya çalışıyordur. Son günlerini hanımlarından Hz. Aişe'nin odasında geçirir. İbn Hişam O'nun hastalık durumu hakkında şunları yazar: "Hz. Peygamber (s.a.s.) başı
    sargılı olduğu halde evini terketti ve camiye gelip minbere oturdu. Uhud şehidleri için dua etti ve daha sonra şöyle dedi:
    "Allah'ın bir kulu vardı. Allah O'nu dünya ve ahiret hayatından birini seçme konusunda serbest bıraktı ve bu kul da ahiret hayatını seçti. Yanında bulunan Hz. Ebubekir O'nun bu sözleriyle ne demek istediğini derhal anladı ve Hz. Muhammed'in kendisinden sözettiğini bildi, hemen ağlamaya başladı ve şunları söyledi: "Fakat biz, bizim ve ana-babalarımızın senin yerine feda olmasını tercih ederiz. Ey Allah'ın elçisi." Artık mescide gelemeyen Hz. Peygamber, Hz. Ebu Bekir'in kapısı dışında mescide açılan tüm kapıların kapanmasını emretti. Suriye yönüne gitmek üzere hazırlanmış olan Usame ordusunun gönderilmesini istedi. Hz. Usame'yi ve babasını övdü, onları ashaba emanet etti. Aynı şekilde O, muhacirleri ensara, ensarı da muhacirlere iyi davranmaya çağırdı. Ashabıyla
    hesaplaştı, helalleşti, hak sahiplerinden kendisinde olan haklarını almalarını istedi.".

    H. Rebiulevvel, 11/M. 8 Haziran 632 Pazartesi günü, Hz. Aişe validemizin kollarında, "Allah'ım beni Refik-i Âla zümresine kat, Lâilaheillallah" diye dua etti, parmağını kaldırarak "Yüce Yoldaşın huzuruna" dedi, cennette buluşmak üzere diye mırıldandığı duyuldu, yavaş yavaş Aişe'nin göğsündeki başı ağırlaşmaya başladı ve zevalden sonra gurubdan önce Hak Teâlâya kavuştu. Mübarek ruhunu teslim etti, vefat tarihinde ihtilaf varsa da yaygın görüş budur.


     

Sayfayı Paylaş