giritin fethi

Konusu 'Kısaca' forumundadır ve Misafir tarafından 10 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. Misafir

    Misafir Ziyaretçi

    Girit'in fethi hakkında kısa bilgi

    GİRİT’İN FETHİ (27 Eylül 1669)

    Girit, Ege Denizi’nde stratejik açıdan önemli bir konuma sahip olması nedeniyle Osmanlı Devleti için alınması önem arz eden bir kale durumundaydı. Fatih Sultan Mehmet zamanından itibaren Doğu Akdeniz’deki adalara birer birer hâkim olan Osmanlı Devleti, Kıbrıs’ın alınmasından (1571) sonra Afrika’daki toprakları ile İstanbul arasındaki deniz yolları üzerinde bulunan ve Doğu Akdeniz hâkimiyetini tehdit eden Girit’in de ele geçirilmesine büyük önem vermiştir.

    Venediklilerin hâkimiyeti altında bulunan ada, uzun süre Ceneviz ve Venediklilere Adalar Denizi’nde rahat hareket alanı sağlamış ve Osmanlı Devleti’nin Ege’deki hâkimiyetini engellemiştir. Aynı zamanda ada, korsan gemilerine bir üs ve sığınak hâline gelmiş, böylece Anadolu ve Ege kıyıları ile Afrika sahilleri arasındaki Osmanlı deniz ulaşımını tehdit eder duruma gelmiştir. Ayrıca Girit’i üs olarak kullanan Venediklilerin deniz yoluyla Osmanlı kıyılarına sürekli saldırıda bulunmaları Osmanlı Devleti’nin 1645 yılında harekete geçmesine neden olmuştur. Bu tarihten 1669’da Kandiye’nin alınmasına kadar süren Girit Savaşları, Osmanlı Devleti’nin XVII. yüzyıl boyunca yürüttüğü en uzun harplerden biri olmuştur.



    5 Eylül 1669’da Osmanlı Devleti ile Venedik arasında bir teslim ve barış anlaşması imzalamıştır. Girit, Osmanlı egemenliğine girmiştir. Anlaşmanın imzalanması ve Venediklilerin şehri boşaltmasından sonra 27 Eylülde kale törenle Fazıl Ahmet Paşaya teslim edilmiştir.

    Girit Savaşı, hem Osmanlı tarihi hem de Venedik tarihi için bir dönüm noktası olmuştur. Bu savaşla, Venedik devletinin öncelikle Doğu Akdeniz’de egemenliği sona ermiştir. Osmanlı İmparatorluğu ise Ege ve Akdeniz’in stratejik açıdan en önemli adasını ele geçirmiştir.


    Girit savaşları, Osmanlı donanmasını da etkilemiştir. Bu savaşlara kadar Osmanlı donanmasının temelini zayıf, fırtınaya karşı dayanıksız olan, geleneksel çektiriler oluşturmakta idi. Avrupa’da yaygınlaşan yelkenli kalyonlar ise daha güçlü daha fazla personel taşıyabilen daha modern gemiler idi. Osmanlı donanmasında çektirilerden kalyonlara geçişin yaşandığı dönem Girit savaşları ile başlamıştır.

    Sonuç olarak: Çeyrek yüzyıla yakın süren Girit savaşları ile Ege Denizi’nin Akdeniz’e çıkışının kilidi olan Girit Adası Osmanlı topraklarına katılmıştır.
     

Sayfayı Paylaş