cumhuriyet bayramını niçin neden kutluyoruz

Konusu 'Soru Çözüm' forumundadır ve Misafir tarafından 11 Ekim 2010 başlatılmıştır.

  1. Misafir Ziyaretçi


    cumhuriyet bayramını neden kutluyoruz?

    Türk Milletinin tarihinde çok önemli bir dönüm noktası olan Cumhuriyetin ilanının 83. Yıldönümünü idrak ediyoruz.

    Cumhuriyetin ilanına uzanan tarihi süreçte çok zor ve çetin şartları, sıkıntılı günleri geride bırakmanın sevinci ile her yıl 29 Ekimde Cumhuriyet Bayramını coşkuyla kutluyoruz.

    1. Dünya Savaşının başlamasıyla, zor günlerin eşiğine gelen milletimiz var olmak veya olmamak gibi zor bir tercihle karşı karşıya bırakılmış, yalnızlığın, yoksulluğun, açlığın işgalin acılarını yaşamış, ancak ümidini, azmini, inancını hiç bir zaman kaybetmeden var olma mücadelesini sürdürmüştür

    Kurtuluş Savaşı günlerinde Bağımsızlık benim karakterimdir diyen Mustafa Kemal Atatürk'ün, Samsun'da yaktığı bağımsızlık ve hürriyet meşalesi, anadolunun her tarafını sarmış ve yine Onun Ya İstiklal Ya Ölüm direktifi doğrultusunda, Yediden Yetmişe top yekün bir milletin iştirakiyle milli Mücadelemiz başlatılmıştır.

    İçinde bulunduğumuz asırda bilhassa Avrupada yaşayan genç kuşağa bu bayramı niçin kutladığımızı, bu günlere nasıl gelindiğini, tarihimizi, kültürümüzü iyi anlatmamız gerekiyor.

    Palandökende rus ordusunu elindeki Satırıyla karşılayan ninelerin, cepheye, yüzündeki duvağı çözüp koşan gelinlerin, torunları olan bu gençlik; her sayfası eşsiz kahramanlık örnekleriyle dolu olan milli mücadele yıllarını, vatan topraklarının emperyalist güçlerden nasıl temizlendiğini öğrenip, idrak ederlerse, geleceğe daha ümitle bakıp, kimlik bunalımından da kurtulacaklardır.

    Tarih dikiz aynası gibidir.Dikiz aynasından geriyi kontrol etmeyen sürücünün, aracı ileriye güvenle süremeyeceği gibi, tarihlerini bilmeyen milletler geleceğe ümitle bakamıyacaklardır.

    Tarihlerini bilmeyen milletler, hafızalarını kaybeden insanlara benzetilmiştir.

    Tarih şuuru ve kültürünün oluşmasında, tarihimize, tarihin şeref levhaları olarak geçen manevi dinamiklerimizi, değerli şahsiyetleri tanımak ve tanıtmak önemli bir fatördür. Mevlana'nın aşkını, tefekkürünü, Yunus Emre'nin sevgisini, Fatih Sultan Mehmet'in adaletini ve başta Akşemsettin olmak üzere, alimlere olan saygısını, eğitime verdiği önemi, Yavuz'un cesaretini, kul hakkı noktasında gösterdiği hassasiyetle orduyu teftiş edişini, Mimar Sinan'nın sanatını, Abdulhamid'in siyaset anlayışını, Mustafa Kemal Atatürk'ün devlet adamı ve liderlik vasfını, gençliğimize aktararak, geçmişle günümüz arasında manevi bir köprü kurmak eğitimcilerin, toplum önderlerinin en önemli hedeflerinden olmalıdır.

    Cumhuriyet, çoğunluk sistemine ve milli iradeyi temsil etme esasına dayanan, kişilerin, düşünce ve inançlarını serbestçe ifade edip yaşamalarına imkan veren, istişareye dayalı bir idare şeklidir.

    Peygamberimizin, ashabın ve dört büyük halifenin uygulamaları istişare ile olmuş, dört büyük halife halkın seçimiyle iş başına gelmiştir.

    İslam dinininde, Allah'ın kesin emir ve yasakları konusunda, fikir yürütme,istişare ve tartışma söz konusu olmaz. Ancak hakkında Kur'an da açık hüküm bulunmayan konularda ve dünya işlerinin düzene konması, vatan ve millet için yaralı olanların belirlenmesi maksadıyla istişarede bulunulması İslama uygun bir davranıştır.

    Cumhuriyetin Kuruluşunun 83. yıldönümünün gençliğimize tarih bilinç ve şuuru kazandırmasını, milli bayramlarımızın her zaman coşkuyla kutlanmasını temenni ediyor; Malazgirtten, Çaldırana, Mohaçtan, Başkumandanlık meydan savaşına kadar tarihimizi zaferlerle taçlandıran, aziz şehid ve gazilerimizi minnet ve şükranla anıyoruz.

     

Sayfayı Paylaş