Atatürkün Dil Ve Edebiyata Verdiği Önem

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Ezlem tarafından 27 Mayıs 2011 başlatılmıştır.

  1. Ezlem Üye


    Atatürk'ün Edebiyat İle İlgili Görüşleri

    Atatürkün Dil Ve Edebiyata Verdiği Önem​


    Atatürk‘ün her türüyle üzerinde durduğu bir sanat dalı da edebiyattır. Edebiyatın tanımını yapan Atatürk der ki: “Edebiyat denildiği zaman şu anlaşılır: Söz ve manayı, yani insan dimağında yer eden her türlü bilgileri ve insan karakterinin en büyük duygularını, bunları dinleyenleri veya okuyanları çok alakalı kılacak surette söylemek ve yazmak sanatı.” Bugün içindir ki edebiyat, ister nesir halinde olsun, ister nazım şeklinde olsun, tıpkı resim gibi, heykeltıraşlık gibi, bilhassa musiki gibi, güzel sanatlardan sayıla gelmektedir.
    Bu tanımdan sonra edebiyatın amaç ve hedefini çizmiş. beşeriyette en müspet ilim ve en ince teknik esaslarına dayanan hayatla ve kanla karşılaşmak kendileri için alında yazılı olan askerlik gibi yüksek bir idealist meslek dahi, kendini içinde bulunduğu topluma anlatabilmek ve bu büyük insanlık ve kahramanlık yolculuğuna hazırlayabilmek için, uyandırıcı, hedefleyici, yürütücü ve nihayet fedakar ve kahraman yapıcı vasıtayı edebiyatta bulur. Bu cümlede, üzerinde kısaca da olsa durulması gereken bazı önemli konulara yer verilmiştir. Bir kere Atatürk için, edebiyat, geçirilmesi güç zamanlarda uyandırıcı, hedeflendirici ve yürütücü bir vasıtadır. Ancak dikkat olunacak husus, bu vasıtanın yıkıcı değil, fedakar, kahraman ve yapıcı bir vasıf taşımasıdır. Sonra Atatürk‘ün milli, daha dorusu hamasi bir edebiyat zevk ve anlayışı olduğu ortaya çıkmaktadır.
    Yine bu cümlenin devamında Atatürk‘ün, edebiyatı, cemiyetin hal ve istikbalini koruyan ve daima koruyacak olan bir terbiye ve eğitim aracı saydığı da ortaya çıkmaktadır. Şair Halit Fahri Ozansoy’a 29 Ağustos 1928 akşamı Dolma bahçe Sarayı’nda Türk inkılabı şairinin nasıl olması gerektiğini şu şekilde açıklamıştır. Mutlak dahil olduğun parlak Türk devrinde şair olduğunu ispat edeceksin. Şiirlerin şen, şatır fakat Türk milletinin sürur, şetaret, faaliyet, his ve hareketlerini terennüm edecektir. Buna mevcudiyetini hasredeceksin.

    Atatürk ‘ün Türk Diline Verdiği Önem

    Sözlük, bir dilin temel malzemesini yani söz varlığını toplayan ve koruyan bir hazinedir. Bir anlamda sözlükler, bir dilin iyi işlenmişliğinin göstergesidir, belgesidir. Kısacası bir dilin olgunluğu, iyi işlenmişliği ve zenginliği o dilin sözlüklerinde yansır.
    Bu noktada “söz varlığı” üzerinde de bir parça durmak istiyorum. Bu terim, Türk Dil Kurumunun Türkçe Sözlük’ünde şöyle tanımlanmış:
    “Bir dildeki sözlerin bütünü, söz hazinesi, söz dağarcığı, vokabüler, kelime hazinesi.”
    Bir dildeki sözlerin bütünü, söz hazinesi veya söz dağarcığı nedir? Onu da şöyle açıklayabiliriz: Bir dildeki kelime, deyim, terim, atasözü, argo ve özel kullanımlardan oluşan yazım ve anlatım bütünlüğüne “söz varlığı” diyebiliyoruz.
    Ayrıca özel kullanımdan da mecazî anlamlar ile halk deyişlerini anladığımızı vurgulamak isterim.
    Bu konuda benim Türk Dili dergisinde (S.517, Ocak 1995, S. 568, Nisan 1999) pek çok yazım var ve son baskı Türkçe Sözlük’ün ön sözünde de ayrıntılı açıklamalar bulunmaktadır. Bundan dolayı bu konudu fazla ayrıntıya girmek istemiyorum.Bu ölçüler ve ölçütler çerçevesinde Türkçede bugüne kadar yapılan sözlüklere baktığımızda ne yazık ki olumlu bir değerlendirme yapamayacağımız gerçeği ile yüz yüze geliyoruz. Yani sözlükçülüğümüz, gene ne yazık ki diyorum, bilimsel ölçütler çerçevesinde, istenilen düzeyde değildir.

    Türk Dil Kurumu‘nda başkanı bulunduğum Sözlük Bilim ve Uygulama Kolunda son yıllarda çok olumlu ve hızlı adımlar atılmış ve atılmaktadır. Nitekim Türkçe Sözlük’ün son baskısı (1999) söz varlığı bakımından bir hayli zenginleşmiş olmakla beraber henüz arzuladığımız düzeyde değildir; bu konudaki çalışmalarımız hızla sürdürülmektedir.

    Türk Dil Kurumu‘nda Türkçe sözlük çalışmaları yanında öteki sözlük türleri ve ihmal edilmemektedir. Söz gelişi Okul Sözlüğü, Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü, Türkçe‘de Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü, Lehçeler Sözlükleri, Türkiye Türkçesi’nin Tarihsel Sözlüğü ilk akla geliveren sözlük türleridir.

    Bunların yanında bir de yazarlar ve şairlerin sözlükleri de zaman zaman gündeme gelmektedir. Söz gelişi Ömer Seyfettin Sözlüğü, Tevfik Fikret’in Sözlüğü, Yahya Kemal’in Sözlüğü gibi. Ancak, biz bu çizgide önceliği Atatürk‘ün söz varlığını içine alacak “Atatürk Sözlüğü” ne öncelik vermeyi uygun bulduk.

    Bilindiği üzere ulu önder Mustafa Kemal Atatürk, bir fikir adamı, bir komutan ve Cumhuriyetten sonra da bir devlet adamı olarak pek çok sahada görüş ve düşüncelerini dile getirmekten, hatta bu fikirleri çevresi ile tartışmaktan geri kalmamıştır. Bunun en çarpıcı örnekleri hatıralarıdır, Nutuk’tur, Söylev ve Demeçleri’dir.

    Biz, onun bu eserlerindeki zengin ve derin söz varlığını, yukarıda ana çizgilerini vermeye çalıştığım sözlük hazırlama ilkeleri çerçevesinde ve de yönteminde bir araya getirmeyi ve adına da “Atatürk Sözlüğü” demeyi uygun bulduk.

    Bu sözlüğü oluşturacak temel malzemeyi de şöyle sıralayabilirim:

    1) Nutuk
    2) Atatürk‘ün Söylev ve Demeçleri I, II, II
    3) Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler (Afet İnan)
    4) Medenî Bilgiler ve Mustafa Kemal Atatürk‘ün El Yazıları
    5) Geometri Kitabı
    6) Atatürk‘ün Tamim, Telgraf ve Beyan-nâmeleri (Nimet Arsan)
    7) Atatürk‘ün Özel Mektupları (Sadi Borak)
    8) Atatürk‘ün Toplanmamış Telgrafları (Utkan Kocatürk)
    9) Milli Eğitimle İlgili Söylev ve Demeçleri I ve II
    10) Atatürk‘ün Hatıra Defteri (Şükrü Tezel)

    Bunlar ve başka belgelerde geçen söz varlıkları, Atatürk‘ün dilinden ve kaleminden çıktığı bizimde, bozulmadan sözlükte yerini alacaktır. Bu sözler, tek kelime ise önce yalın anlamı, sonra mecazî anlam ve ardından terim ile argo biçimi dikkate alınarak düzenlenecek. Yani kelime, madde başı olarak yerini alacak; anlam farklılıkları numaralandırılacak, sonra da o madde başı kelimenin oluşturduğu deyim ve atasözleri ile birleşik kelimeler madde içinde yer alacaktır.

    Bu yöntem ve düzen çerçevesinde, Atatürk‘ün kullandığı sözlerin biçimi korunacak, bunu belgelemek içinde sözlerin içinde bulunduğu cümle, tanık olarak açıklamalardan sonra gösterilecektir.

    “Atatürk Sözlüğü” çalışması Türk Dil Kurumu’nda, Sözlük Bilim ve Uygulama Kolunda sürdürülmektedir. Bugüne kadar Nutuk, bilgisayar ort***** yüklenmiş durumdadır. Sonra, sırası ile öteki belgeler bilgisayarda oluşturulan veri tabanına yüklenecek; bu yükleme işlemi tamamlandıktan sonra sözlük hazırlama ilkeleri çerçevesinde Atatürk Sözlüğü meydana getirilmiş olunacaktır.

    Biz, bugüne kadar değişik sanatçıların ve eserlerin söz varlığını tespit etme denemesinde bulunduk. Söz gelişi bu çalışmalar çerçevesinde Yahya Kemal’in 3.500 söz varlığının olduğunu tespit ettik. Yöresel dil kullanan yazarlarda bu sayı oldukça yüksek çıkıyor. Nitekim bu yolda Yaşar Kemal’in sözlüğü yapıldı. Benzer çalışmalar ise sürdürülmektedir.

    Ancak, Atatürk‘ün söz varlığının tespiti bugüne kadar gündeme gelmemişti. Biz bu bilgi şöleni vesilesiyle -biz sempozyuma artık “bilgi şöleni” diyoruz- Atatürk Sözlüğü çalışmasını hem duyuyoruz hem de müjdeliyoruz. Böylece ulu önder Atatürk‘ün dile verdiği önem, kullandığı söz varlığı ile belgelenmiş olacaktır.


    netten alıntı


     

Sayfayı Paylaş