Atatürk oratoryosu

Konusu 'Sanatsal Etkinlikler' forumundadır ve YAREN tarafından 20 Ekim 2010 başlatılmıştır.

  1. YAREN Üye


    Atatürk oratoryo,10 kasım atatürk oratoryosu, Atatürk orotoryoları


    ATATÜRK OROTORYOSU

    Erkek anlatıcı
    Seneler nasıl da geçiyor Ata'm? Seneler nasıl geçiyor sarı sarı?
    - Dağlarda çiçekler açıyor, mavi mavi
    - Ben mavi mavi çiçekleri seviyorum
    - Ve bütün bu toprağın çocukları Sana hasret çekiyor Ata'm
    - Sana hasret çekiyor
    - Söyle bana mavi gözlü kumandanım
    - Söyle bana, rahat mısın yerinde?
    - Eminim ki şimdi- Mavi mavi, sarı sarı çiçekler açmadadır
    - Ankara'nın beyaz mermerlerinde"

    Kız anlatıcı
    Bir dağ taşıyorum omuzlarımda ,
    Mahşere dek götüreceğim koşaraktan ,
    Adı şanlı , yiğit paşam , genç paşam,
    Sana ağıt değil destanlar yaraşır .

    Kız anlatıcı
    Ilık rüzgarlar esiyordu
    Selanik ovalarında ;
    Çiçekler sabaha doğru...
    Dağ başka, sokaklar başkaydı;
    Gün doğumundan önce.
    O gece en güzel yıldızlar kaydı,
    Nereden geliyordu bu aydınlık ?
    Neydi insanları birden mutlu kılan ?
    Bir yeni mevsimdi sanki
    Selanik bahçelerinde yayılan

    Kız anlatıcı
    Aylardan Mayıs’tı ;
    Yıllardan 1881
    Selanik’te Ahmet Subaşı Mahhallesi’nde,
    Zübeyde Ana ile, Ali Rıza Baba
    Mutlulukların en yücesinde ...
    1893 Mustafa Selanik Askeri Rüştüyesinde...
    Mustafa adı MUSTAFA KEMAL oldu !

    Erkek Anlatıcı:
    Bestekarın dilinde dinmeyen şarkı
    Ressamın tuvalinde renktir Atatürk
    Genç kızımın çeyizinde en güzel motif,
    Şairin dörtlüğünde kahraman Türk,
    Atatürk .

    Erkek anlatıcı
    Ulu bir çınarsın sen ,
    masmavi göklere yükselen .
    Her dalın bir devrim,
    Her dalın bir ilke ,
    Günden güne filizlenen, günden güne büyüyen

    Kız anlatıcı

    Karşıda bir ışık, bir ümit yolu
    Kollarımı yarına güvenle açacağım,
    Karşıda bir ışık, bir ümit yolu
    Bırakın, Mustafa Kemal'e varacağım.

    Kız anlatıcı
    Ellerimi uzatıyorum, daha ötede
    Son duraktan biraz daha ötede
    Gücümün kuvvetimin kesildiği yerde
    Karşıda Mustafa Kemal'i görüyorum;

    Erkek anlatıcı
    Gün geçer devir değişir
    En olmaz istekler biter,
    Bir ses bırakmaz kişiyi yerinde
    Mustafa Kemal'in sesi, "İleri" der.

    Erkek anlatıcı
    Boyuna yeniliğe, ileriye
    Boyuna en yüce gerçeklere doğru!
    Apaydınlık bir yoldasınız, bakın
    Karşıda Mustafa Kemal, Mustafa Kemal yolu

    Erkek anlatıcı
    Attığım her adımı biliyorum
    Yarın daha güzel, daha aydınlık!
    Nasıl durabilirim, Mustafa Kemal sesleniyor
    Uzattım ellerimi varıyorum.

    Erkek anlatıcı
    Yürüyorum, yılmadan yürüyorum
    -Karşıda bir ışık, bir ümit yolu-
    İşte, ışıklar içinde büyüyen
    Mustafa Kemal'i görüyorum


    Erkek anlatıcı
    Yanında duranları gölgede bırakarak
    Bir vücut parıldıyor: keskin, ipince, kıvrak
    Belli resimde bile: saçı ipek, bakışı çelik
    Gerilmiş göğüs, geniş bir şeye siper gibi
    Elinde duran kamçı dinini döver gibi

    Kız anlatıcı
    Gece vakti
    Karınca gibi yıldız üşmüş gökyüzüne
    Çiğ inmişte az öncesi
    Ufacık tefecikte çiğ inmiş
    Uzanmış yatmış çiğ üstüne Mustafa’m
    Samur kalpak başında
    Sırtında bir asker kaputu
    Tiril tiril incecikten
    Top arabaları geçer uykusunda
    Mehmetler Mustafalar bir ordu
    Elleri bayrak, elleri süngü, ellerli tüfek
    Süvariler geçer yalın kılıç
    Şimşekler çakar gözlerinden

    Erkek anlatıcı
    En güzeli, en yiğidi, en canlısı
    Bir milleti kurtaran adam
    Ağır ağır Kocatepeye çıkıyor
    Bu resim çok güzel, insanı alıp götürüyor
    Başında kalpağı, parmaklarında cıgarası

    Erkek anlatıcı
    Bugün yaşıyorsam güler yüzle emin,
    Tertemiz gökler altında
    Dağlarım, denizlerimle dost.
    Toprağımda dolaşıyorsam
    Ümitli, memnun ve rahat.
    Gecem, gündüzüm hürse,
    Damarlarımda kanım
    Tenler içinde canım korkusuz yürürse.
    Ekmeğim, suyum tatlı
    Toprağım da, türküm de bereketli.
    Rüzgarlarım alabildiğine hürriyetli ise,
    Bacamda tütünüm tütüyor
    Ölülerim huzur içinde yatıyor
    Ağacım dal yürüyor, boy atıyorsa, Görüyor, biliyor, inanıyorsam
    Dün yokken, bugün varsam,

    Kız KORO
    Sendendir,

    Erkek KORO
    Sendendir Atatürk.


    Erkek anlatıcı
    Bir özlem çizgisinde her düşünce uludur, Bu yol insanlık yolu, Atatürk'ün yoludur, "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesiyle doludur, Sevgide yeryüzüdür, güçte Anadolu'dur. Uzanıyor çağlara destanlaşan yüce Türk, Yaşama sevindiniz büyük önder Atatürk. Yüzyılın çağrısı bu: Tatlı, düş kutsal emek, Dimdik adımlardayız: Yolumuz sonsuza dek Duygumuz, sevgimiz bir, ülkümüz, andımız tek:
    Yaşamak Atatürk'ü, Atatürk'ü söylemek.

    Kız anlatıcı
    Bir kasım sarılığı sarmış yurdu. Herkeste bir telaş, bir üzüntü. Rüzgarlar şaşkın esiyor, gözlerde yağmur gibi yaşlar.
    10 Kasım 1938...-O sabah gök karardı birdenbire-. Kuşlar kanat çırptı. Yaprakları döküldü ağaçların.
    O ki ölmez olandı.

    Erkek KORO
    Mustafa Kemal'di adı

    Kız KORO

    Son kere, çaldı kapısını ölüm
    Başı düştü yastığa ve kalkamadı.

    Erkek KORO
    Yıl 1938
    Kız Anlatıcı
    Kasım On
    Ve O Kocatepe'de
    Bir çadırdan bir çadıra geçer gibi,
    Rahat ve cesur öldü.

    Erkek Anlatıcı
    Dünyada bir suskunluk: "Dünya artık eskisi kadar ilgi çekici olmayacak; çünkü Türk'ün Ata'sı toprakta" diyorlar.

    Erkek Anlatıcı

    Selam durun haydi selam durun
    İnönü ,Sakarya Dumlupınar
    Selam durun Karadeniz’de tayfalar
    Gidiyor Mustafa kemal gidiyor
    Erişiyor sonsuzluğa
    Solo öğrenci:
    Dökün yapraklarınızı ,dökün dallarım dökün
    Akın yaslı yaslı sularımdan akın
    Bükün boynunuzu bükün
    Bir alınmaz kalem vardı yıkıldı….


    Durmadan çalkalanan bir Kızıldeniz
    Bir damla yaş gibi duruyor sessiz
    Vatan ufkundaki en güzel çeyiz
    En şanlı ,süs baktım, yarıya çekildi.

    Kara haber tipi eser savrulur ,
    Bir yanardağ gibi içim kavrulur,
    Vatanın kaderi sende yoğrulur,
    Yas olup ,yaş olup gözden döküldü.


     

Sayfayı Paylaş