Atatürk'ün anilari

Atatürk'ün Anıları icinde Atatürk'ün anilari konusu , Link ve Resimleri Kayıtlı üyelerimiz görebilir YARALI MUSTAFA KEMAL (Halide Edip Adıvar, orduya bir nefer olarak katılmayı istemiş. Bu isteği başkomutanlıkça kabul olunmuş ve garp cephesine gidip katılması emri gelmiş. ...

Forumdas.Net » GENEL KÜLTÜR » MUSTAFA KEMAL ATATÜRK » Atatürk'ün Anıları » Atatürk'ün anilari
kayit ol

Alt 22-08-2008, 02:41   #1
Bayan Mod
Belinay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kayıt Tarihi:Jan 2008
Şehir:ANKARA Şubesi
Burcu:Başak
Mesajlar:3.289
Cinsiyet:
Ruh halim:
Rep Puanı: 1167
Rep Derecesi : Belinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud of
Icon3 Atatürk'ün anilari


Link ve Resimleri Kayıtlı üyelerimiz görebilir

YARALI MUSTAFA KEMAL

(Halide Edip Adıvar, orduya bir nefer olarak katılmayı istemiş. Bu isteği başkomutanlıkça kabul olunmuş ve garp cephesine gidip katılması emri gelmiş. Sakarya meydan savaşının arifesindeyiz. Mustafa Kemal Alagöz köyünde, cephenin yanı başında).
... Bir zabit beni Mustafa Kemal Paşa’nın karargahına götürdü. Solda toprak yığınlarının altında birkaç evin ışığı yanıyordu. Bir tek karanlıktan geliyordu. O'da telefon servisini yapan bir askerin "inler, katrancı, inler, katrancı" diye bir köyle muhaberesiydi. Sağ taraf bir çukur, içinden su geçiyor. Arkasında üç ev daha var. Bu evlerin arkasında yine ışıkları yanan çadırlar; uzun ve sivri bir direk; telsiz tesisatı. Köy yolları karanlık ve çamur içinde. Ay batmış, gece yarısı oluyor. Küçük bir tahta köprüyü geçerek öbür taraftaki eve gittik. Mustafa Kemal Paşa'nın muhafızları kapıda; onlardan biri beni yukarıya çıkardı. Paşa’nın yaveri Muzaffer Bey beni Paşa’nın odasına götürdü. Çok aydınlık ve tek lüks lambası olan bir Anadolu odası.
Mustafa Kemal Paşa, oturduğu koltuktan güçlükle kalkmaya çalıştı. Çünkü kaburga kemikleri hala ağrılar içindeydi. Paşa’ya doğru kalbimde mutlak, bir hürmetle gittim. O mütevazi odada bütün gençliğin, "bir millet yaşasın diye ölmeyi göze alan kararı"nı temsil ediyordu. Ne saray, ne şöhret, ne herhangi bir kudret, onun o odadaki büyüklüğüne yaklaşamaz. Gittim, elini öptüm.
"Safa geldiniz hanımefendi" dedikten sonra bana bir sandalye gösterdi. Ve Ankara hakkında havadis sordu. Aynı zamanda tahta masanın üzerindeki bir haritaya eğilerek : durumu, dört yaşındaki bir çocuğun bile anlayabileceği kadar açık ve sade bir ifade ile anlattı. İşte Sakarya kıvrılarak gidiyor. Nehrin etrafına üzerlerinde kırmızı ve mavi kağıt kelebekler titreşen toplu iğneler konulmuş. Eğer askeri durum hakkındaki duygularımı Mustafa Kemal Paşa'ya söylesem mutlaka gülerdi. Yunan ordusu kocaman bir canavar gibi Ankara'ya yaklaşmış görünüyordu. Buna muvazi olarak Sakarya'nın doğusunda Türk ordusu da kıvrılarak bu canavarın Ankara'yı yutmasına mani olmaya çalışıyordu. Siyah canavar o kadar kocamandı ki, insana korku veriyordu.
"Eğer Ankara'ya gider de bizi geride bırakırsa ne yaparız?" diye sordum. Korkunç bir kaplan gibi güldü.
- "İyi yolculuklar efendiler" derim; arkalarından vurarak onları Anadolu’nun boşluğunda mahfederim!
Halide Edip Adıvar, Türkün Ateşle İmtihanı

Belinay isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Belinay Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
aynsem (30-08-2008)
Sponsored Links
Alt 22-08-2008, 02:44   #2
Bayan Mod
Belinay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kayıt Tarihi:Jan 2008
Şehir:ANKARA Şubesi
Burcu:Başak
Mesajlar:3.289
Cinsiyet:
Ruh halim:
Rep Puanı: 1167
Rep Derecesi : Belinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud of
Hakiki insan


HAKİKİ İNSAN

Link ve Resimleri Kayıtlı üyelerimiz görebilir
Atatürk, muhtelif vesilelerle maiyetinde çalışan kimselerin samimiyet ve sadakatlarını imtihan etmesini gayet iyi bilirdi. İnsanların halet-i ruhiyesini, niyet ve emellerini teşhis ve temyiz etmekte şelaleler saçan bir zekaya malikti.
O büyük insan, bir gece Çankaya köşkündeki bir ziyafette devrin vekillerinden maruf bir zata şöyle bir sual sorar:
- Beni hakikaten sever misiniz?
Muhatabı hemen cevabı yapıştırır:
- Sevmek ne kelime Ata'm, taparım!
- Peki her dediğimi de yapar mısınız?
- Derhal
Atatürk, bu söz üzerine belinden tabancasını çıkarır ona uzatır.
- Öyleyse, al tabancamı, sık kafana...
- “Aman Atam” der, herhalde benimle şaka ediyorsunuz. Benim ölmemi istemezsiniz. Meseleyi anlayan Atatürk, yeleleri kabaran bir aslan mehabetiyle dışarıda hizmet eden askeri yanına çağırıp aynı sualleri sorup, cevabını aldıktan sonra, karşısında Toroslar’dan kopmuş bir kaya parçası gibi duran bu bağrı yanık Anadolu çocuğuna tabancasını uzatıp kafasına sıkmasını emreder. Aslan Mehmetçik, bu emri bilatereddüt yerine getirir, fakat kendisine bir şey olmaz. Çünkü, Atatürk, daha önce tabancasındaki merminin kurşununu çıkarmıştır.
İşte o zaman, Atatürk yanındakilere şöyle der:
- Beni ve vatanı seven hakiki insanı gördünüz mü?
Ruhu şad olsun.
Atatürk'ün Nükteleri-Fıkraları-Hatıraları, Sh 17


Belinay isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22-08-2008, 02:49   #3
Bayan Mod
Belinay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kayıt Tarihi:Jan 2008
Şehir:ANKARA Şubesi
Burcu:Başak
Mesajlar:3.289
Cinsiyet:
Ruh halim:
Rep Puanı: 1167
Rep Derecesi : Belinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud of
Atatürk'ün anilari


İZMİR SUİKASTI


İzmir'de hazırlanan o alçakça suikastın sonuçsuz kalmasından sonra bir gün bize şu olayı anlatmıştı:
- "Ziya Hurşit'in beni öldürmeye memur ettiği iki zavallı vardı. Sorguları yapıldıktan sonra bunların birisini yanıma çağırdım. Odada kimse yoktu. Kendisine sordum:
- Sen Mustafa Kemal'i öldürecekmişsin, öyle mi?
- Evet, dedi. Ben yine sordum:
- Mustafa Kemal ne yapmıştı ki onu öldürecektin?
- Fena bir adammış o. Memlekete çok fenalık yapmış. Sonra bize onu öldürmek için para da vereceklerdi.
- Sen Mustafa Kemal'i tanıyor musun?
- Hayır.
- O halde tanımadığın bir adamı nasıl öldürecektin?
- Geçerken işaret edecekler, Mustafa Kemal işte budur, diyeceklerdi. Biz de öldürecektik.
O zaman cebimdeki tabancayı çıkararak kendisine uzattım:
- Mustafa Kemal benim, haydi al eline tabancayı, öldür, dedim.

Herif benden bu karşılığı alınca yıldırımla vurulmuş gibi oldu. Bir süre şaşkın şaşkın yüzüme baktıktan sonra diz üstü kapanarak hüngür hüngür ağlamaya başladı.

Yahya Galip KARGI

-----------------------------ooOoo--------------------


MUTSUZ LİDER


Bir akşam sofrasının hararetli bir döneminde Mustafa Kemal, kişisel özgürlüğünün birçok bölümlerinden yoksun bırakılması acısını hüzün dolu sözlerle şöyle anlattı:

- "Şimdi siz buradan ayrılır, istediğiniz yerde gezer dolaşırsınız. Benim gözümde bunun ne büyük mutluluk olduğunu bilemezsiniz. Halime bakın, sahip olduğunuz bu özgürlükten yoksunum, cumhurbaşkanıyım ama köşeye atılmış ve özgürlüğü sınırlı bir insanım. Bütün eğlencem, akşamları soframa topladığım arkadaşlara ayrılmıştır. Haydi şimdi buradan ayrılıp bol bol dolaşın, istediğiniz yerlere girip çıkın, arzu ettiğiniz gibi eğlenin. Ben de bunun hayaliyle avunurum." dedi.

O akşam hepimiz masadan erken ayrıldık.

Damar ARIKOĞLU
Kaynak: Damar Arıkoğlu - Hatıralar, 1961
Link ve Resimleri Kayıtlı üyelerimiz görebilir

Belinay isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22-08-2008, 02:52   #4
Bayan Mod
Belinay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kayıt Tarihi:Jan 2008
Şehir:ANKARA Şubesi
Burcu:Başak
Mesajlar:3.289
Cinsiyet:
Ruh halim:
Rep Puanı: 1167
Rep Derecesi : Belinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud of
Atatürk'ün anilari


ASKERLE GÜREŞ


Bir gezisinde, Kolordu binasının kapısında aslan yapılı bir Mehmetçik gördü. Çağırdı ve güler yüzle sordu:
- Sen güreş bilir misin?

Yanındakilerden en kuvvetli görünenlerle Mehmetçiği güreştirdi. Genç asker her zaman üstün geliyordu. Çok neşelendi, ayağa fırladı.

Ceketini çıkarıp Mehmet'e ense tuttu:
- Haydi, bir de benimle güreş!

Katıksız ve temiz Anadolu çocuğu Ata'sının yüzüne hayranlıkla baktı:
- "Atam," dedi. "Senin sırtını yedi düvel yere getiremedi. Bir Mehmet mi bu işi başarır?"

Gözleri doldu ve ağlamamak için gülmeye çalıştı.

Tahsin UZER

Kaynak: Millet Dergisi, 1946


Link ve Resimleri Kayıtlı üyelerimiz görebilir

Belinay isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22-08-2008, 02:53   #5
Bayan Mod
Belinay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kayıt Tarihi:Jan 2008
Şehir:ANKARA Şubesi
Burcu:Başak
Mesajlar:3.289
Cinsiyet:
Ruh halim:
Rep Puanı: 1167
Rep Derecesi : Belinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud of
Atatürk'ün anilari


ABDÜLHAMİD


1937 yılında idi. Yaz aylarından biri. Doğrudan doğruya kendi kontrolündeki bir gazetede "Makedonya" adlı bir eserim tefrika ediliyordu. Bir akşam üstü Başyaver Celâl (Üner) Bey beni telefonla aradı. Dolmabahçe Sarayı'na davet edildim. Ve Saraya gidince de, hemen hiç bekletilmeden, üst kata çıkarıldım. Bir kapı açıldı, kendimi Büyük Adamın karşısında buldum. Saygılarımı bildirince, belli bir iki nezaket cümlesi ile beni okşadı. Sonra:
- Yazını okuyorum, dedi. Hürriyetin ilân edildiği zaman küçük bir çocuk olman lâzım. Fakat kutlarım, o günleri iyi canlandırıyorsun. Yalnız Abdülhamid'i hiç sevmediğin belli.

Biraz durdu. Elindeki bir renkli kalemi, önünde açık duran kalın ciltli bir Fransızca kitaba dikine vurarak düşünür gibi oldu. Ben susuyordum. Bu hal bir iki dakika devam etti. Sonra birdenbire şu sözler çıktı ağzından:
- Sevme Abdülhamid'i! Yine de sevme! Fakat sakın anısına hakaret edeyim deme. Senin kuşağın biraz daha ölçülü kararlar vermeye alışmalı. Bak çocuk! Kişisel kanımı kısaca söyleyeyim: Tecrübe göstermiştir ki, toprakları üstünde yaşayan insanların çoğunun durumu kuşkulu ve sınırları yalnız düşmanlarla çevrili bir büyük devlette, Abdülhamid'in yönetimi büyük hoşgörüdür. Hele bu yönetim on dokuzuncu yüzyılın son yıllarında uygulanmış olursa...

Bunun üzerine ayrılmama müsaade buyurmuşlardı. Saygılarımı tekrarlayarak huzurundan uzaklaştım.

Nizamettin Nazif TEPEDELENLİOĞLU

Belinay isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22-08-2008, 02:55   #6
Bayan Mod
Belinay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kayıt Tarihi:Jan 2008
Şehir:ANKARA Şubesi
Burcu:Başak
Mesajlar:3.289
Cinsiyet:
Ruh halim:
Rep Puanı: 1167
Rep Derecesi : Belinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud of
Atatürk'ün anilari


YANINA ALDIĞI İLK ER


Atatürk, Mudanya yolu ile Bursa'ya gidiyordu. Kalabalık bir halk kütlesi iskelede etrafını çevirmiş bulunmakta idi. Bir kadının, elinde bir kâğıtla Atatürk'e yaklaştığı görüldü. Zayıf bir kadındı. Ata'nın yolunu keserek titrek bir sesle:
- Beni tanıdın mı oğul? dedi... Ben sizin Selanik'te komşunuzdum. Bir oğlum var: Devlet Demir Yolları'na girmek istiyor. Siz onu alsınlar dediniz. Fakat Müdür dinlemedi. Oğlumu yine işe almamış... Ne olur bir kere de siz söyleyiniz.
Atatürk'ün çelik bakışlı gözleri samimiyetle parladı. Elleriyle geniş jestler yaparak ve yüksek sesle:
- Oğlunu almadılar mı? dedi. Ben salık verdiğim halde mi almadılar? Ne kadar iyi olmuş... Çok iyi yapmışlar... İşte Cumhuriyet böyle anlaşılacak...
Kadın kalabalığın içinde kaybolmuştu. Ve Atatürk adeta kendinden geçercesine dolu bir sesle:
- İşte Cumhuriyetten beklediğimiz sonuç... diyordu.

Hulusi KÖYMEN

Kaynak: Uludağ Dergisi, 1941

Belinay isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22-08-2008, 03:01   #7
Bayan Mod
Belinay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kayıt Tarihi:Jan 2008
Şehir:ANKARA Şubesi
Burcu:Başak
Mesajlar:3.289
Cinsiyet:
Ruh halim:
Rep Puanı: 1167
Rep Derecesi : Belinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud ofBelinay has much to be proud of
Atatürk'ün anilari


KAHRAMAN TÜRK KADINI

17Mart 1923 Tarsus:

Mustafa Kemal İstasyon'dan şehre doğru, bir süre yaya olarak yürüdü. O'nu görmek için sabahtan itibaren yolları dolduran Tarsusluların arasından neşe ile selamlar vererek, ilerledi. O sırada ansızın bir olayla karşılaştı.

Milli Mücadele'deki çete giysili bir kadın, Atatürk'ün yolunu keserek ayağına kapandı. Gözyaşlarıyla şöyle haykırıyordu:
- "Bastığın toprağa kurban olayım Paşam!"
Mustafa Kemal onu yerden kaldırmak için eğilirken kulağına bu kadının Kurtuluş Savaşında cephelerde çarpışmış olan (Adile Çavuş) olduğunu fısıldadılar.

Gözlerinden iki damla yaş düşen Mustafa Kemal, bu güneşten yüzü yanmış kadının elinden tutup ayağa kaldırdı ve ona şöyle seslendi:
- "Kahraman Türk kadını! Sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde yükselmeye layıksın."

Taha TOROS

Link ve Resimleri Kayıtlı üyelerimiz görebilir

Belinay isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30-08-2008, 17:52   #8
Bayan Mod
incitanem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kayıt Tarihi:Jan 2008
Şehir:ESKİŞEHİR Şubesi
Yaş: 33
Burcu:Kova
Mesajlar:2.012
Cinsiyet:
Ruh halim:
Rep Puanı: 376
Rep Derecesi : incitanem is just really niceincitanem is just really niceincitanem is just really niceincitanem is just really nice

"İyi yolculuklar efendiler" derim; arkalarından vurarak onları Anadolu’nun boşluğunda mahfederim!

Emeğine sağlık Belinay harika konular seçmişsin

incitanem isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30-08-2008, 18:09   #9
Forumdaşlı
aynsem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kayıt Tarihi:Jan 2008
Şehir:ADANA Şubesi
Yaş: 38
Burcu:Koç
Mesajlar:1.824
Cinsiyet:
Ruh halim:
Rep Puanı: 551
Rep Derecesi : aynsem is a name known to allaynsem is a name known to allaynsem is a name known to allaynsem is a name known to allaynsem is a name known to allaynsem is a name known to all

emeğine sağlık BELİNAY

aynsem isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30-08-2008, 19:43   #10
Onursal Üye
By_TuaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kayıt Tarihi:Jan 2008
Şehir:SAMSUN Şubesi
Yaş: 41
Burcu:Aslan
Mesajlar:3.767
Cinsiyet:
Ruh halim:
Rep Puanı: 1603
Rep Derecesi : By_TuaL has a brilliant futureBy_TuaL has a brilliant futureBy_TuaL has a brilliant futureBy_TuaL has a brilliant futureBy_TuaL has a brilliant futureBy_TuaL has a brilliant futureBy_TuaL has a brilliant futureBy_TuaL has a brilliant futureBy_TuaL has a brilliant futureBy_TuaL has a brilliant futureBy_TuaL has a brilliant future

Emeğine sağlık Belinay
Güzel bir çalışma ortaya çıkmış tebrikler.

By_TuaL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Bookmark and Share Tell a Friend
Etiketler
ataturk, anilari, atatürk'ün, hakiki, hakiki, insan, anilari, insan

Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Atatürk'ün kişiliği HazaN Atatürk Hakkında 3 16-08-2008 22:13
Atatürk'ün Kehanetleri YAREN Kitap Tanıtımı 1 13-07-2008 12:11
Atatürk'ün Hayatı HazaN Hayatı 9 12-07-2008 23:24
Atatürk'ün ailesi HazaN Hayatı 0 12-07-2008 23:11
Atatürk'ün Günlüğü Omar Eserleri 4 22-05-2008 18:10


Saat:19:05.
Powered by vBulletin® Version
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO
Copyright ©2006 - 2008 Forumdas.net
Türkiyenin Bilgi Paylaşım ve Eğlence Platformu